YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1205
KARAR NO : 2020/4752
KARAR TARİHİ : 05.11.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 01.11.2018 tarih ve 2017/203-2018/194 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesinin davacı vekili ile davalı … vekili tarafından istenmiş ise de UYAP sistemi üzerinden 03.11.2020 tarihinde davacı vekili tarafından verilen davadan vazgeçme dilekçesi de dikkate alınarak, dosyanın incelemesinin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin davalılar ile yakın akraba olduğunu, müvekkiline ait Çorum Yavruturna mahallesinde bulunan … pafta,…ada …parselde kayıtlı 4/42 hisseli dükkan ile… Çiftlik mahallesinde bulunan …mevkii, 27.G I pafta … ada … ve … parselde kayıtlı arsaların 1/2 hissesinin müvekkili tarafından 13.01.2003 yılında davalı …’a satıldığını, satış işlemlerinin davalı … tarafından verilen vekaletnameye istinaden annesi diğer davalı … tarafından yapıldığını, taşınmazların devrinin davalı …’a yapıldığı halde vekalet ile taşınmazı alan davalı … tarafından satış bedeli karşılığı olarak 30.12.2002 tanzim tarihli 290.000,00 ABD doları bedelli bono verildiğini, bono bedelinin davalılar tarafından ödenmediğini, bonoyu davalı …’ın imzalamasına rağmen borcu davalıların birlikte ödemeleri gerektiğini, davalı …’ın mal varlığı olmadığı için kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapılmadığını ileri sürerek, bono bedeli veya taşınmazların bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları sakılı tutularak 40.000,00 TL alacağın davalılardan tahsilini, birleşen davada ise davalıların aldıkları taşınmazların ve verilen bonunn karşılığında fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile daha önce talep edilen 40.000.- TL alacaklarının haricinde 482.000,00 TL alacağın yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalılar vekili, müvekkili …’ın davaya konu senedi düzenlemediğini, diğer müvekkili …’ın annesi …’a kendisi adına senet düzenlenme yetkisi vermediğini, davacıdan satın alınan taşınmazlar için davacıya toplam 100.000,00 İsviçre Frangının bir kısmının havale yoluyla bir kısmının ise elden ödendiğini, tapuda satış esnasında davacının parasını alarak satış işlemini gerçekleştirdiğini, davacının iddiasını tapu gibi bir belge ile kanıtlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ilişkinin taşınmaz satışından kaynaklandığı, bononun keşidecisinin davalı … olduğu ve davalıların yargılama sırasında satım sözleşmesini kabul ederek bedelini ödediklerini iddia ettiklerinden taşınmazın satım bedelinin ödendiğine ilişkin ispat külfetinin davalıların üzerinde olduğu ancak, davalı tarafın bedelin ödendiğini ispat edemediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulü ile, 40.000.- TL ile 482.000.- TL’nin toplamı olan 522.000.- TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı … vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl ve birleşen dava, taşınmaz satışı esnasında davalılar tarafından davacıya verilen bono bedelinin veya taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı vekili tarafından UYAP sistemi üzerinden gönderilen dilekçe ile davadan feragat edildiği bildirilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri niteliktedir. Davadan feragat, hüküm kesinleşinceye kadar yapılabileceği ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi, yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğuracağından, davacı vekilinin davadan feragate ilişkin beyanının davaya son veren taraf işlemi niteliğinde olduğu nazara alınarak dosyanın HMK’nın 310/3 maddesi uyarınca temyiz incelemesi yapılmaksızın feragata ilişkin ek karar verilmek üzere mahal mahkemesine tetkiksiz iade edilmesine karar vermek gerekmiştir.
2- Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, dosyanın davadan feragate ilişkin ek karar verilmek üzere HMK’nın 310/3 maddesi uyarınca mahal mahkemesine TETKİKSİZ İADESİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 05.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.