YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1404
KARAR NO : 2021/1941
KARAR TARİHİ : 03.03.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.12.2016 gün ve 2016/265 E. – 2016/726 K. sayılı kararı onayan Daire’nin 21.01.2019 gün ve 2017/3032 E. – 2019/548 K. sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile bankacılık hizmetlerinin ifası ve vadeli – vadesiz mevduatları, ihracat ve ithalat işlemleri ile kredi işlemleri gerçekleştirdiğini, ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalı bankadan çeşitli krediler çektiğini, ihracat işlemlerini davalı aracılığıyla yaptığını, tüm vadeli-vadesiz TL ve döviz hesaplarını davalı nezdinde açarak işlemlerini davalı üzerinden gerçekleştirdiğini, müvekkilinin 2006 ve 2007 yıllarında mali dar boğaza girerek iflasın eşiğine geldiğini, davalı tarafça yapılan eksik ve yanlış işlemler nedeniyle de müvekkilinin yüklü miktarda alacağını alamadığını ve zarara uğradığını, davalının üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmediği gibi müvekkiline ait hesaplarda haksız ve hukuki dayanaktan uzak işlemleri müvekkilinin izni olmadan gerçekleştirdiğini, davalının ödenmeyen ihracat bedellerine ilişkin ithalatçı şirketçe verilen poliçelerin protesto edilip edilmediği hususlarında müvekkilini bilgilendirmeyerek yapılan başvurulara net cevaplar vermediğini, poliçelerin nerede olduğuna dair bilgi verilmediğini, ödenmeyen poliçelerle ilgili gerekli işlemlerin yapılıp yapılmadığı hususunda davalı tarafça yeterli araştırma ve bilgilendirme yapılmadığını, belirtilen ihracat işlemleri neticesinde yaklaşık 547.719,00 USD, 2.017,75 Euro ve 38.092,68 CAD zarara uğradığını, müvekkiline ait TL ve döviz hesaplarında talimat almaksızın usulsüz virman ve bloke işlemlerinin yapıldığını, müvekkilinin parasının tasarrufunun engellendiğini, talimat olmaksızın kredi hesaplarına taksit ödemesi yapıldığını, müvekkilinin davalının işlemleri nedeniyle zor duruma girdiğini ve itibarının sarsıldığını, ticari faaliyetinin durma noktasına geldiğini ileri sürerek HMK’nın 107/2 maddesi gereği fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın kusurlu fiilin işlendiği tarihten itibaren ticari avans faiziyle tahsili ile 10.000,00.TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin davalıdan yüklü miktarda alacaklı olduğunu, müvekkili tarafından yapılmış tüm işlemlerin davacı tarafça kabul edilmiş olup müvekkilinin bu işlemlerle alakalı ibra edildiğini, ihracat işlemlerinin usulüne uygun olarak gerçekleştirildiğini, vesaik mukabili ödeme işlemlerinde bankaların sorumsuz aracılık faaliyeti yaptığını, virman ve tahsilat işlemlerinin tamamının davacı ile imzalanan sözleşmesel kabul ve yetkilere dayalı olarak gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; iddia olunan zararların tespiti bakımından banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek davacı vekiline bilirkişi giderini yatırması hususunda kesin süre verildiği, ancak verilen kesin sürede bilirkişi giderlerinin yatırılmadığı, bu nedenle iddiaların ve zararın ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 03.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.