YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1731
KARAR NO : 2020/4737
KARAR TARİHİ : 04.11.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.02.2018 tarih ve 2015/62 E. – 2018/104 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.01.2019 tarih ve 2018/912 E. – 2019/86 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 03.11.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalıya devrettiği işyerine karşılık 125.000.- TL’nin nakit tahsil edilmesine rağmen muhtelif vadelere bağlanmış bakiye 120.000.- TL devir bedeli ödenmeyince başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sözleşmeyi davacı şirket ile imzaladığını, diğer davacının temsilci sıfatı ile imza attığından aktif husumetinin bulunmadığını, sözleşmenin işletme devri niteliği taşımadığını, taşınır malların satış ve devri sözleşmesi olduğunu, protokolün hüküm ifade etmesi için gerekli olan koşulun gerçekleşmediğini, protokole konu malların teslim edilmediğini, davacı şirketin hem asli, hem de bağlantılı edimlerini yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ile davalı arasında 03.10.2013 tarihli protokol ile protokol içeriğindeki mallar ve değeri de belirlenerek satış sözleşmesi düzenlendiği, bedelin 125.000.- TL’sinin dava dışı firmaya, bakiyesinin satıcıya ödenmesinin kararlaştırıldığı, davalı tarafından sözleşme yapıldıktan sonra sözleşmenin geçersizliği ya da protokole aykırılığı yönünde bir iddiada bulunulmadığı, kira sözleşmesinin imzalanmasından sonra ve davadan önce sözleşmenin gayrıkabili rücu şekilde yapılmadığından sözleşmeden dönme yönünde bir irade beyan edilmediği, devralınan işyerinin faaliyete geçirildiği, yine davadan önce protokol gereği belirlenen ürünlerin kendisine teslim edilmediğine ilişkin iddiada ve teslim ve imzadan itibaren bir ayıp ihbarında bulunmadığı, protokol gereğince davalının 125.000.-TL’yi davacıya ödemekle yükümlü olduğu, ancak davalının, davacı adına vekaletsiz iş görme nedeni ile Kadıköy Belediyesine ödediği 7.420.-TL’nin düşüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibe itirazın 117.579,98 TL asıl alacak, 10.634,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 128.214,40 TL üzerinden iptaline karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı …’ın protokolün tarafı sıfatı taşımadığı, bakiye davacı şirket alacağının 120.000.-TL olduğu, davacı şirket adına Kadıköy Belediyesine 8.579,60 TL ödendiği, bu tutarın öncelikle vadesi ilk gelen alacaktan mahsup edildiği, faizin yeniden hesaplandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı … tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğundan reddine, davacı şirketin açtığı davanın kısmen kabulü ile davalının takibe itirazının 111.420,40 TL asıl alacak, 3.648,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 115.069,08 TL üzerinden iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5.895,27 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 04.11.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.