YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2416
KARAR NO : 2020/2656
KARAR TARİHİ : 08.06.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/11/2016 gün ve 2015/690 – 2016/915 sayılı kararı onayan Daire’nin 19/02/2019 gün ve 2017/2524 – 2019/1315 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından tavzih isteğinde bulunulmuş ve tavzih istemi dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin bilgisayar yazılımı ve büro makineleri alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalı şirketin, davacı şirketin eski çalışanları olan …ve … tarafından kurulduğunu, davalı şirketin, davacı şirketin nitelikli şirketin müşteri portföyü ile birebir iletişim halinde olan, işletmeye ilişkin sırlarını bilen yetişmiş personellerini ayartarak kendi şirketinde çalıştırmaya başladığını, bu şekilde iktisadi rekabetin iyi niyet kurallarına aykırı olarak suiistimal edildiğini, davacı şirketin nitelikli personelinin işletme sırlarına vakıf olduğunu, bu sırların gerek kurucu ortaklar gerekse ayartılan personel tarafından davalı şirket lehine kullanıldığını, davalı şirketin, dürüstlük kuralına aykırı olarak davacı şirketin mevcut müşterilerine ziyaretlerde bulunduğunu, toplantılar yapmak suretiyle davacı şirketin işletmesini kötülediğini, müşterilerini çalma çabası içine girdiğini ve davacının müşterilerini teker teker kaybettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ile davalı şirketin haksız rekabet oluşturan fiillerden men’ine, fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydı ile şimdilik 5.000.- TL maddi 5.000.- TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak talebini 52.997.- TL olarak ıslah etmiş ve dava tarihinden itibaren avans faiz işletilmesini ve davanın belirsiz alacak davası olarak yürütülmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili Dairemiz ilamına ilişkin tavzih talebinde bulunmuştur.
Davacı vekilince, Dairemizin 19.02.2019 gün, 2017/2524 Esas ve 2019/ 1315 Karar sayılı ilamına ilişkin olarak, ilamın sonuç bölümünde karara karşı başvurulabilecek kanun yolunun gösterilmediğinden bahisle tavzih isteminde bulunulmuşsa da, 6100 sayılı HMK’nın 305. maddesi gereğince tavzih isteminin hükmün icrası tamamlanmadan yapılması gerekmektedir. Dairemizce yerel mahkemeye hitaben yazılan 23.12.2019 tarihli eksiklik talep yazısıyla, hükmün icrasının tamamlanıp tamamlanmadığı hususunun araştırılması istenilmiş olup, mahkemenin 30.12.2019 tarihli cevabi yazısı içeriğinden ve eklerinden tavzih talep tarihi itibariyle hükmün icrasının tamamlandığı anlaşılmıştır. Ayrıca 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesi 2. fıkrası gereğince somut olaya uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK 440. ve devamı maddelerinde Yargıtay’ın hangi ilamlarına karşı karar düzeltme yoluna başvurulabileceğinin açıkça gösterilmesi karşısında belirtilen hususun hükmün tavzihen düzetilmesini gerektirir nitelikte bir eksiklik olmadığı da anlaşıldığından davacı vekilinin tavzih isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tavzih isteminin REDDİNE, 08/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.