Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/259 E. 2019/7304 K. 18.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/259
KARAR NO : 2019/7304
KARAR TARİHİ : 18.11.2019

MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/10/2017 tarih ve 2017/19 E- 2017/471 K. sayılı kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 15/11/2018 tarih ve 2018/460 E- 2018/1196 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı Kurum vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2006/39387 sayılı ve “BCH CENTRAL” ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “PUB CENTRAL” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPMK’ya başvuruda bulunduğunu, 2015/54320 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu “Pub Central” markasının pub ve central kelimelerinden oluştuğunu, bu kelimelerin tek başlarına veya bir arada anlamları gereği istenilen sınıfta marka olarak tescilinin mümkün olmadığını, ayırt edici olmayan iki kelimenin marka olarak tescil edilebilmesi için birleşik kelimenin tescili talep edilen sınıf bakımından ayırt edici olması gerektiğini, dava konusu başvurunun tescilini talep ettiği 43. sınıf hizmetler açısından tescili halinde, bu markayı görecek tüketicilerin zihninde davalı firmanın hakim şirket olduğu, bu yüzden ürünlerinin diğer ürünlerden daha kaliteli olduğu izlenimin oluşacağını “BCH Central” markasına 556 sayılı KHK’nın 7. ve 8. maddeleri kapsamında iltibas teşkil edileceğini, müvekkilinin “BCH Central” markasına aşina tüketicilerin, dava konusu markayı gördüklerinde müvekkilinin seri markalarından biri sanacaklarını ileri sürerek 2016-M-11388 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler ile itiraza mesnet markanın kapsamındaki mal/hizmetlerin aynı veya aynı tür veya benzer olduğu, her iki markada da ikinci kelime olan “CENTRAL” ibaresinin ortak olduğu, ilgili tüketicilerin davaya konu “PUB CENTRAL” markası ile davacının 2006/39387 sayılı “BCH CENTRAL” markasını 43. sınıf “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri; geçici konaklama hizmetleri” bakımından ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırabileceği, KHK.m.8/1-b anlamında iltibas tehlikesi bulunduğu öte yandan “PUB CENTRAL” markasının 43.sınıf “gündüz bakımı(kreş) hizmetleri, hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri” bakımından ise davacının “BCH CENTRAL” markasına göre bir ayırt ediciliğinin bulunduğu, ilgili tüketici kitlesinin dava konusu markayı bu hizmetler açısından farklı bir marka olarak algılayabileceği, taraf markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirme ihtimali dahil olmak üzere KHK.m.8/1-b anlamında karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadıkları, tüm bunların yanında başvuru markasının tescil edilmek istendiği 43. sınıf hizmetlerinin tamamı yönünden KHK’nın 7. maddesine göre tescil engelinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 2016-M-11388 sayılı kararının iptaline, 2015/54320 markanın tescil edilmediğinden hükümsüzlüğüne ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 7/1.c ve d bentleri uyarınca başvuru markasının tescil engelinin bulunduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Kurumdan alınmasına, 18/11/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.