Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/2779 E. 2021/2832 K. 24.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2779
KARAR NO : 2021/2832
KARAR TARİHİ : 24.03.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.03.2019 tarih ve 2017/82 E. – 2019/224 K. sayılı kararın Yargıtayca İncelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 09.02.2021 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. …, Av. … ve Av. Müslüm Bezirgan ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi’nin 10. maddesi çerçevesinde müvekkili YEDAŞ tarafından TEDAŞ’a ödenmesi gerekli alacaklara dair sehven fazladan ödeme yapıldığını, müvekkilinin fazla ödemeyi 29.12.2010 tarihinde tespit ettiğini ve TEDAŞ’tan telep ettiğini, ancak TEDAŞ’ın söz konusu fazla ödemeyi iade etmekten imtina ettiğini, işbu hatalı ödemenin de TEDAŞ malvarlığında haksız zenginleşmeye sebep olduğunu ileri sürerek 29.160.190,32 TL tutarındaki alacağın fazla ödemelerin yapıldıkları tarihlerden itibaren hesaplanacak ticari işlemlere uygulanacak ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının itirazlarının kabul edilemez olduğunu, davacı şirketin özelleştirme kapsamında tüm hisselerinin Çalık şirketine devredildiğini, TEDAŞ adına yapılan tahsilat tutarlarına ilişkin itirazların devre esas bilanço düzenleme tarihinden sonra yapıldığını, bilançolarının kesinleştiğini, ibra işlemlerinin tamamlandığını, bilançoların her türlü mali yükümlülüklerin ve vergisel ödemelerin tamamlanmış kesinleşmiş bilançolar olduğunu, borç-alacak ve şirketin sermaye düzenleme işlemlerinin söz konusu bilanço üzerinden kesinleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre;; hisse devir sözleşmesinde İHDS hükümlerinin saklı tutulduğu, İHDS 10.1.maddesi ek.8 hesap kodunda yer alan ve TEDAŞ’a devredilmiş olan alacakların borçluları tarafından ödeme yapılması halinde bu tutarların TEDAŞ’a aktarılacağının anlaşıldığı, TEDAŞ’a fazladan aktarılan tutarların her bir raporda farklı miktarda tespit edildiği, ancak davacı tarafça 29.12.2010 tarihli yazısı ile 24.596.015,68 TL fazla ödemenin iadesi talep edildiğinden bu tutarın davacı açısından bağlayıcı olduğu gerekçesiyle bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulü ile 24.596.015,68 TL’nin 22.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, işletme hakkı devir sözleşmesine dayalı istirdat istemine ilişkin olup, dava dilekçesiyle, taraflar arasında akdedilen 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 10. maddesi kapsamında davacı YEDAŞ tarafından davalı TEDAŞ adına tahsil edilip de davalı hesabına aktarılan fazla bedelin iadesi istenmiştir.
Mahkemece, davacının 29.12.2010 tarihli yazısı esas alınarak değerlendirme yapılmış ve sonuca varılmış ise de, davalı taraf, 08.03.2018 tarihli dilekçesi ve ekinde bilirkişi raporuna esas alınması için TEDAŞ alacaklarına yönelik tahakkuk ve tahsilat tarih aralıklarına dair kriterleri sunmuş, yine 12.04.2018 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de aynı beyanlarını tekrar ederek sözleşmenin 10. maddesinin göndermesiyle Ek-8 kapsamındaki abonelerin nitelikleri ve her bir abone için tahakkuk eden enerji bedelleri hususunda bir liste sunmuş olup, mahkemece davalının söz konusu dilekçelerindeki ciddi itirazları da dikkate alınarak; iddia olunduğu gibi davacı tarafça muvafakat olmadan iddianın genişletilmesi yasağının ihlâl edilip edilmediği, Ek-8 hesap kodunda sayılan abone gruplarından hangi tarihlerde yapılan tahsilatların TEDAŞ’a gönderilmesi gerektiği, tahakkuk tarihleri itibariyle sonradan abone net kayıtlarında abone gruplarında ve tarife gruplarında değişiklik yapılıp yapılmadığı ve buna ilişkin ispata yarar delil ve belge bulunup bulunmadığı hususunda davacı tarafa açıklama yapması ve varsa bu konuda belge sunması için süre verilerek, sözleşmenin Ek-8 kapsamında kalmadığı halde hangi abonelerden tahsil edilen ne miktarda ücretin davacı tarafça sehven davalı TEDAŞ’a gönderildiği, ne miktarda ücretin sözleşme uyarınca davacı YEDAŞ’a iadesinin gerekeceği hususunda gerektiğinde bütün tahsilat belgeleri de incelenerek somut ve denetime elverişli inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiğinden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.