YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2840
KARAR NO : 2021/2010
KARAR TARİHİ : 04.03.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.03.2017 gün ve 2017/133 – 2017/219 sayılı kararı bozan Daire’nin 28.02.2019 gün ve 2017/2596 – 2019/1665 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi …’nün davalı bankada 1.677.264,81 İsveç Kronu mevduatı olduğunu, müvekkillerinin muristen kalan malların intikali, taşınmaz ve araç satımı konusunda anneleri …’ye Konya 10. Noterliği’nde düzenlenen 01.07.2013 tarihli vekaletname verdiklerini, vekaletnamede muristen kalan mevduatın çekilmesi konusunda yetki verilmediğini, müvekillerinin payına düşen kısmın davalı bankaca dava konusu vekaletnameye istinaden …’ye ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500.000 İsveç Kronu alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığını, TMK’nın 640. maddesi nazara alındığında iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereği mirasçıların davayı birlikte takip etmesi gerektiğini, vekaletnamenin usulüne uygun olduğunu, bir anlaşmazlık veya itiraz halinde çekilen paranın talep edilmesi halinde şubeye iade edileceği hususunda taahhütname verildiğini, husumetin yanlış yöneltildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozlmuştur.
Bu kez davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davacıların murisine ait banka hesabından yetkisiz kişi tarafından çekilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi …’nün davalı bankada bulunan mevduatının müvekkillerinin muristen kalan malların intikali, taşınmaz ve araç satımı konusunda anneleri …’ye verdikleri ve içeriğinde muristen kalan mevduatın çekilmesi konusunda yetki içermeyen vekaletmeye dayalı olarak müvekillerinin payına düşen kısmı davalı bankaca anneleri …’ye ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500.000 İsveç Kronu alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişlerdir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı bankanın murisin davalı bankada bulunan hesabındaki parayı tüm mirasçılara veya vekillerine hisseleri oranında ödediği belirtilmiştir.
Davacılar tarafından dava dışı …’ye verilen vekaletname incelendiğinde; miras bırakan …’in terekesindeki menkul ve gayrimenkullerin mirasçılara intikali, terekedeki taşınmazların satışı ve tereke mevcudundaki araçların tescil edilmesi için yetki verildiği, söz konusu vekaletnamede muristen intikale eden menkullerin alınması, murise ait vadeli hesabın vadesinin bozulması, tereke borcunun ödenmesi gibi sair yetkilerin verilmediği, bu sebeple davalı bankanın bu vekaletnameye dayalı olarak, davacılara isabet eden miras hissesindeki paranın dava dışı …’ye ödenmesi usulsüzdür ve davalının sorumluluğunu gerektirmektedir. Bu itibarla mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm yerinde olup, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 28.02.2019 tarih ve 2017/2596 Esas 2019/1665 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen hükmün ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyenlere iadesine, peşin harcın onama harcından mahsubula 7.756,20 TL’nin davalıdan alınmasına, 04.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.