YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2992
KARAR NO : 2020/2586
KARAR TARİHİ : 03.06.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/11/2017 tarih ve 2017/112 E- 2017/418 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 03/05/2019 tarih ve 2018/1077 E- 2019/499 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “G GÜNSAN” ibareli 9 ve 11. sınıf ürünleri içeren 2016/22752 sayılı marka tescil başvurusuna, davalı şirketin 2008/12399, 2008/14695, 2013/31779, 2007/64973, 2011/101516, 2008/27787, 2008/27788 sayılı markaları ile iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçelerine dayalı itirazı üzerine, diğer davalı TPMK YİDK’nın 2017/M-462 sayılı kararıyla başvurunun nihai olarak reddedildiğini, kararın müvekkilinin “GÜNSAN” ibareli 9 ve 11. sınıf ürünleri içeren 181105 sayılı markasından kaynaklanan müktesep haklarını ihlal eder nitelikte olduğunu, ayrıca müvekkilinin 1988/102497 sayılı “ÖZGÜNSAN” ibareli, 1992/132004 sayılı “GÜNSAN YILDIZ SERİSİ” ibareli markalarının da bulunduğunu, davalının 1997/181105 sayılı “GÜNSAN” ibareli markası ile diğer markalarını 04.10.2001 tarihli noterden düzenlenen sözleşme ile müvekkiline devrettiğini, aynı tarihli başka bir sözleşme ile de 1997/181105 sayılı marka ile ilgili inhisari lisans aldığını, dolayısıyla sonradan yaptığı marka tescillerinin kötü niyetli olduğunu, 08.01.2015 tarihinde inhisari lisans sözleşmesinin feshedildiğini, davalının adına tescilli markaların hükümsüzlüğü istemiyle İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/62 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, anılan dosyada davalının açtığı karşı dava ile müvekkilinin 197/181105 sayılı markasının kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğünün talep edildiğini, davaların derdest olduğunu, açıklanan nedenlerle Türk Patentin müvekkilinin marka tescil başvurusunu reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, nitekim Türk Patentin davalının 2014/52376, 2014/59515, 2014/59062 sayılı başvuruları ile ilgili ret kararları tesis ettiğini ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve başvurunun tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili,davacının kötüniyetli hareket ettiğini, önceye dayalı hak sahibinin müvekkili olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalı şirketin itirazına dayanak markalarının davacının başvurusuna 556 sayılı KHK.’nın 8/1-b maddesi anlamında benzediği gibi, davalı şirketin itirazında 556 sayılı KHK.’nın 8/3. ve 35. maddelerine de dayandığı, davalı şirketin “G GÜNSAN” ibareli ve kırmızı rengin hakim olduğu, “Ü” harfinin iki kolu arasına tek noktanın konulduğu tescilsiz markasını, davacının dava konusu 14.03.2016 tarihli başvurusundan önce, ulusal çapta yayın yapan dergilerde verilen reklamlarla ve ünlü kişilerle birlikte reklam yapılmak suretiyle katılınan fuarlarda kullanmaya başladığının ve bu kullanımının kendisine 556 sayılı KHK.’nın 8/3. maddesinde belirtilen şekilde itiraz hakkı sağladığının sunulan belgelerden kanıtlandığı, taraflar arasındaki özel ilişkiler nedeniyle davacının, davalı şirketin “GÜNSAN” ibareli markalarını ve “G GÜNSAN” ibareli anılan tescilsiz kullanımını bilmemesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla davacının 31.01.1997/181105 sayılı “GÜNSAN” ibareli markasının, işbu dava konusu başvuru yönünden kendisine kazanılmış hak yaratmasının mümkün bulunmadığı, zira düz yazıdan ibaret 181105 sayılı “GÜNSAN” ibareli markası varken, davalı şirketin yukarıda açıklanan tescilsiz kullanımına tıpa tıp benzer şekilde yeni bir başvuruda bulunmasının, davacının davalı markasına yanaşma kastını gösterdiği gibi davalının anılan kullanımından haberdar olan davacının, davalının bu markasını tescil ettirmesini engelleme amacını da taşıdığı, bu halde bir işaretin marka olarak tescil ettirilmesi yetkisinin, hukuken korunması mümkün olmayan bir amaca hizmet ettiği, dolayısıyla kötü niyetli sayılması gereken işbu başvurunun tüm sınıflar yönünden reddedilmesinin gerektiği, davacının 1991/132004 sayılı markasının emtiasının farklı olması, 1988/102497 sayılı markasının da asıl unsurunun “ÖZGÜNSAN” ibaresinden oluşması ve işbu davanın konusu başvuru ibaresinden farklı bulunması nedeniyle davacıya kazanılmış hak yaratmasının da mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi ile aynı gerekçe ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 03/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.