YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3418
KARAR NO : 2020/1609
KARAR TARİHİ : 18.02.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/11/2017 gün ve 2015/1119-2017/808 sayılı kararı onayan Daire’nin 06/05/2019 gün ve 2018/1922 – 2019/3396 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, davacının davalı şirketin 50 payına sahip ortağı olduğunu, son olarak 01/05/2007 tarihinde yapılan genel kurula katıldığını, ancak 2009 ve 2010 yıllarında yapılan genel kurullar için davacıya toplantı çağrısı gelmediğini ileri sürerek, davacının davalı şirkette beheri 10 Kuruş nominal değerde 50 payı olduğunun tespitine ve hükmün pay defterine yazılmasına, davacının katılmadığı TTK’nın 370 madde uyarınca çağrısız olarak yapılan 04/05/2009 ve 03/05/2010 tarihli genel kurul toplantıların yoklukla malul olduklarının tespitine, yapılan organ seçimlerinin de geçersiz olması sebebiyle davalı şirkete TMK ‘nın 427 maddesi uyarınca kayyum atanmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının davasının asıl ve birleşen dava yönünden kısmen kabul, kısmen reddi ile, 04/05/2009 ve 03/05/2010 tarihli davalı …’nin genel kurul toplantılarının hükümsüzlüğünün tespitine, davacının davalı şirkette 5 TL nominal değerli 50 pay ile ortak olduğunun tespiti ile, bu hisse senetlerinin pay defterine yazılmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine dair verilen karar davalılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez asıl ve birleşen davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, 22.01.2020 tarihli dilekçesi ile davalısı Genelteks Tekstil Ürünleri Tic. ve San. A.Ş. olan asıl davadan HMK’nın 307 ve devamı hükümleri uyarınca kayıtsız şartsız feragat etmiş olup, davalı Genelteks Tekstil Ürünleri Tic. ve San. A.Ş. vekili de feragat istemine karşı kabul ve beyanlarını sunmuştur. Taraflarca verilen dosyada mevcut vekaletnameler incelendiğinde, vekile davadan feragat/kabul etme yetkisinin tanınmış olduğu görülmüştür.
Davadan feragat, HMK’nın 307. maddesi uyarınca, davacının talep sonucundan kısmen yahut tamamen vazgeçmesi niteliğinde olup aynı kanunun 309. ve 310. maddeleri uyarınca hüküm kesinleşinceye değin yapılabileceği gibi karşı tarafın kabulüne de bağlı değildir.
Açıklanan çerçevede yapılan incelemede, davacı vekilinin yukarda anılan tarihli dilekçesine yansıyan feragat beyanının, davanın taraflarca serbestçe tasarruf edilebilen nev’iden olması ve HMK’nın 74. maddesi de gözetildiğinde, sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, bu nedenle Dairemizin onama ilamının kaldırılmasına, davadan feragate ilişkin asıl ve birleşen davalar hakkında değerlendirme yapılarak bir hüküm kurulmak üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiş, bozma sebep ve şekline göre asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davadan feragati ile ilgili bir karar verilmek üzere, Dairemizin 06.05.2019 gün ve 2018/1922esas 2019/3396karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının açıklanan gerekçeye istinaden BOZULMASINA, taraf vekillerinin karar düzeltme istemlerinin bu aşamada incelenmesine gerek bulunmadığına, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyenlere iadesine, 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.