YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3419
KARAR NO : 2020/2075
KARAR TARİHİ : 26.02.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/11/2017 tarih ve 2016/108 E- 2017/405 K. sayılı kararın asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 10/05/2019 tarih ve 2018/1143 E- 2019/555 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi asıl davada davalı/birleşen davada davacı … vekili ve asıl davada davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili şirketin 86679, 85432, 2004/26417 tescil numaralı “LOTTO” ibareli ve özgün “L” harfi şeklinden oluşan tanınmış markaları bulunduğunu, davalı şirket tarafından 2014/92237 başvuru nolu “sports corner arapçası +şekil” ibareli markayı tescil ettirmek üzere TPMK’ya başvurduğunu, başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesince reddedildiğini, ret kararına karşı itirazda bulunulması üzerine TPMK YİDK’nın, başvuruda yer alan 25 ve 28. sınıflar yönünden“Giysiler, baş giysileri, ayak giysileri, plaj kıyafetleri, spor ayakkabıları, kepler, jimnastik giysileri, futbol ayakkabıları, jimnastik ayakkabıları, deri kıyafetler. Halterler, vücut şekillendirme aletleri; vücut geliştirme aletleri.” malları yönünden başvuru ile 86679 sayılı marka arasında iltibas ihtimali bulunduğu gerekçesiyle itirazın kısmen kabulüne karar verdiğini, ancak itirazının 35. sınıf yönünden reddi kararının yerinde olmadığını, dava konusu başvuru markasında yer alan şeklin müvekkilinin markalarının esas unsurunu oluşturduğunu ve markanın tescili halinde iltibas oluşacağını, müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanılmak istenildiğini, davalının müvekkilinin tanınmış markalarından bihaber olmasının düşünülemeyeceğini,
başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 13.01.2016 tarih ve 2016-M-444 sayılı itirazın kısmen reddine dair kararının iptali ile tescili halinde 2014/92237 başvuru nolu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili asıl ve birleşen davada, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin 2014/92237 sayılı marka tescil başvurusuna itiraz edildiğini, asıl davadaki davacı firma itirazlarının TPMK Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, anılan ret kararının kaldırılması için Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’na yapılan itiraz neticesinde ise itirazın kısmen kabulüne, geri kalan emtialar açısından ise reddine karar verildiğini, davaya konu markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b madde hükmü anlamında benzerliğin söz konusu olmadığını, müvekkillerinin markasının, sadece şekil unsurundan ibaret olmadığını, karıştırma ihtimalinin mevcut olmadığını ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2016-M-444 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Diğer davalı vekili davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden, davalı şirketin 2014/92237 numaralı başvurusunun, 25. sınıfta yer alan “Giysiler, baş giysileri, ayak giysileri, plaj kıyafetleri, spor ayakkabıları, kepler, jimnastik giysileri, futbol ayakkabıları, jimnastik ayakkabıları, deri kıyafetler.” ve 28. sınıfta yer alan “Halterler, vücut şekillendirme aletleri; vücut geliştirme aletleri.” malları kapsamında, davacının 86679 ve 85432 tescil numaralı markası ile 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında benzerlik taşıdığı, 35. sınıf hizmetler yönünden davacı marka kapsamında bu tür bir hizmetin bulunmadığı ve başvuruda bulunan 35. sınıf hizmetler yönünden benzerlik bulunmadığı, davacının “lotto + şekil” markasının tanınmış marka olduğu, 2014/92237 tescil numaralı davalı başvurusunun, 35. sınıfın yer alan “İş yönetimi hizmetleri, ticari veya endüstriyel yönetim hizmetleri.” nin davacı yanın tanınmış olduğu kabul edilen sektörlerden uzak olması nedeni ile somut olay açısından 556 sayılı KHK’nin 8/4 maddesi şartlarının oluşmadığı, davalı şirket başvurusunun kötüniyetli olarak yapıldığına ilişkin delil bulunmadığı, davacının kazanılmış hakka sahip olmadığı, davalı şirketin 2014-92237 tescil numaralı markasının, tescil edilen 35. sınıf açısından hükümsüzlük nedenlerinin oluşmadığı, birleşen dava yönünden, davalı şirketin 2014/92237 numaralı başvurusunun 25. ve 28. sınıfta yer alan malları kapsamında davalının 86679 ve 85432 tescil numaralı markaları açısından 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında benzerlik taşıdığı, davacının kazanılmış hakka sahip olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin başvurusu ile davacının markası arasında 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu gerekçesiyle birleşen davada davacı vekilinin istinaf itirazının esas yönünden reddine, asıl davada mahkemece davalı şirket başvurusunun kötüniyetli olarak yapıldığına ilişkin delil bulunmadığı yönünde kanaate ulaşılmış ise de, 556 sayılı KHK’nin 8/2 ve 11. maddelerinde öngörülen “temsilci” ibaresinin distribütörleri ve grup şirketlerle olan ticari ilişkileri de kapsadığından taraflar arasında temsilcilik ilişkisi olduğu, bu nedenle önceden asıl davada davacı konumunda bulunan şirketin dava konusu tanınmış markasından haberi bulunan davalının benzer bir ibareyi başvuru konusu yapmasının kötüniyetli bir başvuru olduğu
gerekçesiyle asıl davada davacı vekilinin istinaf itirazının kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 13/01/2016 tarih ve 2016 M 444 sayılı kararın, asıl davada davacı … SPA’nın itirazının kısmen reddine dair kısmının iptaline, davalı adına tescilli 2014/92237 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı/birleşen davada davacı … vekili ve asıl davada davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı/birleşen davada davacı … vekili ve asıl davada davalı TPMK vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 64,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalı/birleşen davada davacı …’den alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalı TPMK’dan alınmasına, 26/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.