YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3555
KARAR NO : 2020/1983
KARAR TARİHİ : 24.02.2020
MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada KDZ. Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 24/01/2018 tarih ve 2017/20 E- 2018/25 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 04/04/2019 tarih ve 2018/874 E- 2019/404 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi Davalı … tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı …’ın müvekkili ile yapılan sözleşme gereği elektrik faturası tahsilatı yaptığını, sözleşmenin süresinin 30/12/2016 tarihinde bittiğini ve karşılıklı feshedildiğini, buna rağmen davalının iş yerinde davacıya ait tabelayı ve logoyu kullandığını, iş yeri duvarlarında davacıya ait çağrı merkezi numaralarının bulunduğunu, “yetkili işlem merkezi” ve “yetkili ödeme merkezi” gibi ifadelerin kullanılarak elektrik faturalarının tahsilinin yapıldığını ve fatura başına 1,00 TL işlem ücreti alındığını ileri sürerek, davalının haksız eylemine son verilmesini, davacı şirkete ait tabela, logo ve her türlü ilanın kaldırılmasına, davalının elektrik faturası tahsilatının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … ve davalı … davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosyaya sunulan sözleşmede yetkisiz tahsilat ofisleri tarafından elektrik fatura tahsilatı yapılması ve şirkete ait logo, amblem ve markanın kullanılması halinde sorumluluğun ödeme kuruluşlarına ait olduğu gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, davalı … yönünden tarafı olmadığı bir sözleşmeye dayanılarak hüküm kurulmasınuın doğru olmadığıi ancak bu durumun, varsa davalı …’ın kendisinin imzaladığı sözleşmeye aykırı eyleminden veya haksız fiilinden kaynaklanan sorumluluğundan kurtarmayacağı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davalı …’a açılan davanın kabulüne, diğer davalı … hakkında ise, usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı … temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı …’ın temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’tan alınmasına, 24/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.