YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3570
KARAR NO : 2021/1435
KARAR TARİHİ : 18.02.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.11.2017 gün ve 2014/81 – 2017/975 sayılı kararı bozan Daire’nin 07.05.2019 gün ve 2018/1629 – 2019/3482 sayılı kararı aleyhinde asli müdahiller … ve…vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı temsilcisi, asıl davada davacı şirketle davalı banka arasında kredi sözleşmeleri düzenlendiğini, bu amaçla şirket malları üzerinde ipotek tesis edildiğini, davalı bankanın şirketin ipotekli mallarına ve şirkete başvurmaksızın sözleşmenin kefili durumundaki … ile kefil olmayan şirketin eski yönetim kurulu üyesi…hakkında icra takibi başlattığını ve emekli maaşlarına haciz koyduğunu, adı geçenlerin ev ve eşyaları ile otomobilleri üzerine de haciz uyguladığını, bankanın ihracat kredisi kullandırmamasına karşın ihracat kredisi kullandırmış gibi işlem yaptığını, tahsil için verilmiş senetleri takibe koymadığını ve davacı şirketten fazladan tahsilat yaptığını ileri sürerek, fazladan yapılan tahsilata ilişkin olarak şimdilik 10.000.- TL’nin davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
… ve …, davacı şirketin ortaklarından olduklarını, davalı banka tarafından kendileri hakkında icra takibi başlatılarak emekli maaşlarına haciz uygulandığını ileri sürerek, asli müdahale talebinde bulunmuşlar, yargılama sırasında davacı şirket tarafından, müddeabih adı geçen kişilere temlik edilmiş, ardından …, davacı şirketten temlik aldığı müddeabihi temlik alan diğer şirket ortağı …’e temlik etmiş, … tarafından verilen ıslah dilekçesi ile…tarafından talep edilen alacağın 177.199 TL’ye yükseltildiği bildirilmiştir.
Davacı…birleşen davada, davalı bankanın kendisi hakkında icra takipleri gerçekleştirdiğini, kredi sözleşmelerinde imzası olmamasına rağmen hakkında yapılan takipler kapsamında evinde haciz işlemi uygulandığını ve emekli maaşının haczedildiğini ileri sürerek, 50.000.- TL manevi tazminatın davalı Banka’dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket yetkilisi tarafından yapılan temlikin geçersiz olması dava şirket tarafından davaya devam edilmemesi nedeniyle davacı şirket yönünden asıl davanın reddine, müdahil…tarafından yapılan en son ödemenin 08.05.2006 tarihinde gerçekleştiği, davaya müdahale edildiği ve ıslah dilekçesinin verildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile asıl davanın reddine, davacı …’in sahteliği ispat edilen kredi sözleşmelerindeki imzalarından dolayı bankaya karşı sorumlu olmamakla birlikte, kredi sözleşmesinin teminatı olan ipotek resmi senedindeki 250.000 USD’lik kefaleti nedeniyle bankaya karşı müşterek borçlu ve müteselsil sıfatıyla sorumlu olduğu, bu nedenle banka tarafından alacağın tahsili için hakkında icra takibi yapılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, ancak İcra İflas Kanunu hükümleri gereğince borçlunun emekli maaşı haczedilemeyeceği halde davacı …’in SSK emekli maaşının banka tarafından İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2004/15495 esas sayılı dosya alacağı için 31.10.2004 tarihinde haczedildiği, haczedilen maaş tutarı 16.01.2006 tarihinde iade edilmiş olsa da yaklaşık 1 yıl süre ile …’in emekli maaşını alamadığı yapılan usulsüz işlem nedeniyle davacının manevi olarak zarar gördüğü gerekçesi ile birleşen dosyadaki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları da göz önüne alınarak takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın … ve…vekili ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
… ve…vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asli müdahiller … ve…vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asli müdahiller … ve…vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asli müdahiller … ve …’den alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 18.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.