Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/3696 E. 2020/1957 K. 24.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3696
KARAR NO : 2020/1957
KARAR TARİHİ : 24.02.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/12/2017 tarih ve 2017/37 E. – 2017/479 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 03/05/2019 tarih ve 2018/1079 E. – 2019/527 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin “Liderler Zirvesi” ibareli, “Turkcell Liderler Zirvesi” ibareli 2012/17300 sayılı markaların sahibi olduğunu, davalının “İşinin Liderleri Zirvesi” ve “Türk Telekom İşinin Liderleri Zirvesi ” ibareli marka tescil başvuruları gerçekleştirdiğini, müvekkilinin başvuruların tescilli markalarına iltibas oluşturağı gerekçesiyle başvuruların reddi istemiyle itirazlarda bulunduğunu, itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından 2016/M-11807 ve 2017/M-1519 sayılı kararlarla hukuka aykırı olarak reddedildiğini ileri sürerek benzer mal ve hizmet sınıfları bakımından YİDK kararlarının iptaline ve davalı adına tescil olunan markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı şirket vekili, başvuru konusu markalarla, davacıya ait redde mesnet alınan ibare ve markaların anlamsal, görsel ve sescil olarak bütünü itibarı ile bıraktığı izlenim itibarı ile ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer olmadıklarını savunarak davaların reddine karar verilmesini istemiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı … Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararlarının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının markalarının “Liderler Zirvesi” ve “Turkcell Liderler Zirvesi” ibareli olduğu, markalardaki asıl ve ayırt edici unsurunun “Liderler Zirvesi” ibaresinden oluştuğu, “Liderler Zirvesi” ibaresinin marka kapsamındaki ürün ve hizmetler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürün ve hizmetlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediği ayırt edicilik vasfının bulunduğu, davalı başvurularının konusu olan işaretlerin de “İşinin Liderleri Zirvesi” ve “Türk Telekom İşinin Liderleri Zirvesi” ibarelerinden oluştuğu, “Liderler Zirvesi” ve “İşinin Liderleri Zirvesi” ibarelerinin, anlamsal ve görsel ile sescil olarak karıştırılmaya sebep olacak düzeyde benzer oldukları, farklı unsurların ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, başvuru kapsamında yer alan ve dava konusu edilen ürün ve hizmetlerin, davacı markalarının kapsamında aynen yer aldığı ve bu sebeple aynı tür oldukları gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının “Liderler Zirvesi” ve “Turkcell Liderler Zirvesi” ibareli markaları ile davalının “İşinin Liderleri Zirvesi” ve “Türk Telekom İşinin Liderleri Zirvesi” ibareli başvuru konusu markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince asıl dava bakımından verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurularının HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; birleşen dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davacının ‘’Liderler Zirvesi’’ ve ‘’Turkcell Liderler Zirvesi’’ markaları ile davalının 2015/89317 sayılı ve ‘’Türk Telekom İşinin Liderleri Zirvesi’’ ibareli markasının karıştırılmaya yol açacak derecede benzer olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Ancak, davalı markasındaki ‘’Türk Telekom’’ ibaresinin taraf markalarını 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılmaya neden olmayacak düzeyde farklılaştırdığı anlaşılmakta olup, bu durumda mahkemece, birleşen davada taraf markalarının karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzer olmadığı göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle birleşen davanın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davaya yönelik davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen asıl davaya yönelik kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar yararına BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10.00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davaya yönelik-davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 24/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.