YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3699
KARAR NO : 2020/2247
KARAR TARİHİ : 02.03.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/12/2017 tarih ve 2017/197 E. – 2017/651 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 28/03/2019 tarih ve 2018/850 E. – 2019/377 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “KOMİLİ” esas unsurlu tanımış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki ” Komili Yuvam Peçete Yuvanız için akıllı seçim” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2015/52607 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın MDB tarafından kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiğini, davalı başvuran şirket tarafından bu karara itiraz edildiğini, yapılan itirazın YİDK tarafından kabul edildiğini, alınan kararın çelişkili, eksik ve hatalı olduğunu, tüketicilerin başvuruyu, müvekkili şirketin seri markalarından birisi olarak algılayacaklarını, öte yandan müvekkili markalarının tanınmış olduklarını ve 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tescilinin mümkün olmadığını, ayrıca davalı şirketin başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu, tüm bu nedenlerle davaya konu YİDK kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2017-M-3065 sayılı kararının iptaline, tescili halinde başvuru konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacıya ait “KOMİLİ” asıl unsurlu markalar ile dava konusu başvuru arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davacının “KOMİLİ” markasının tanınmış marka olduğu ve somut olayda 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi koşullarının oluştuğu, bu nedenlerle YİDK kararının iptali koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2017-M-3065 sayılı kararının iptaline, 2015/52607 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, davalı şirket vekilinin hükümsüzlük davasında kurulan hükme yönelik istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiş olup, davalı şirket ve davalı TPMK vekillerinin YİDK kararının iptaline ilişkin kurulan hükme yönelik istinaf itirazlarının ise, 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinde düzenlenen koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle kabulüne, kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle, YİDK kararının iptaline ilişkin davanın reddine, davalı şirket adına tescilli 2015/52607 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı … davalı şirketten ayrı ayrı alınmasına, 02/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.