Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/3744 E. 2020/1956 K. 24.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3744
KARAR NO : 2020/1956
KARAR TARİHİ : 24.02.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/11/2017 tarih ve 2016/166 E- 2017/336 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 07/03/2019 tarih ve 2018/868 E- 2019/248 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının “ASELTECH” ibaresinin tescili için diğer davalı Kuruma yaptığı başvuruya müvekkili tarafından “ASELSAN” ibareli markalarına benzerlik, önceye dayalı kullanım ile tanınmışlık vakıasına dayalı olarak yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olduklarını ve bu nedenle de başvurunun tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek, YİDK’nın 2016-M-2422 sayılı kararının iptaline, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPMK vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin başvurusuna konu ibare ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dava konusu marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet markaları arasında benzerlik olduğu ve dava konusu marka başvurusunun kapsamında bulunan bütün hizmetler ile itiraza mesnet gösterilen davacı markalarının kapsamında bulunan hizmetler arasında ayniyet bulunduğu, taraf markaları arasında uyuşmazlık konusu bütün hizmetler yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas oluştuğu, davacının “ASELSAN” esas unsurlu markalarının tanınmış marka olduğu ancak davalı markasının emtia listesinde davacı markalarından farklı mal/hizmetler bulunmadığından, KHK’nın 8/4 maddesinin somut olayda uygulanma imkanının olmadığı, davacı markalarının tanınmış olmasının markalar arasında iltibas ihtimalini artıran bir unsur olarak değerlendirilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’nın 2016-M-2422 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2015/05287 sayılı markanın hükümüsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karara karşı davalı TPMK vekili ile davalı … vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, “ASELTECH” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet “ASELSAN” asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olduğu, başvuru kapsamındaki hizmetlerin, itiraza mesnet markaların kapsamlarında aynen yer almaları karşısında davalı gerçek kişi vekilinin, tarafların tüketici kitlelerinin farklı olduğuna ilişkin istinaf itirazının haklı bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar … ve TPMK vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı kurum vekili ile davalı … vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 24/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.