YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3812
KARAR NO : 2020/2073
KARAR TARİHİ : 26.02.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/04/2018 tarih ve 2018/132 E- 2018/115 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 24/05/2019 tarih ve 2018/1209 E- 2019/630 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Şam şehrinde 1991 tarihinden beri ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, davalının kötü niyetli olarak müvekkiline ait markalardaki harfleri değiştirmek veya kelime arasına boşluk bırakmak suretiyle marka başvurusunda bulunduğunu, söz konusu markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ileri sürerek, davalıya ait 2016/75435 sayılı marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı TPMK vekili, dava konusu marka hakkında dava tarihi itibariyle verilmiş YİDK kararı bulunmadığını savunarak, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davanın mevsimsiz açıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 2016/75435 sayılı markanın dava açıldıktan sonra 09/11/2017 tarihinde tescil edildiği, tescil edilmeden önce veya sonra herhangi bir YİDK kararı olmadığı ve davanın açıldığı tarihte de dava konusu markanın henüz tescilli bulunmadığı gerekçesi ile HMK 114 ve 115. maddelerine göre dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olduğundan sadece sicilde kayıtlı marka maliki aleyhine açılmasının gerekli ve yeterli olduğu, davalı TPMK’nın pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, diğer davalı bakımından ise henüz marka tescil edilmediğinden davanın erken açıldığı, davalı TPMK açılan davanın pasif husumetin yokluğundan, diğer davalı bakımından erken açılma nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken usulden red kararının yerinde olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, davalı … yönünden, vakitsiz açılan davanın reddine, davalı TPMK yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.