Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/3825 E. 2020/2128 K. 27.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3825
KARAR NO : 2020/2128
KARAR TARİHİ : 27.02.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/11/2016 tarih ve 2015/433 E. – 2016/311 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 04/07/2019 tarih ve 2018/1340 E. – 2019/774 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin tescilli markaları ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “MOBİEN” ibaresini davalı şirketin marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu markanın davacı markaları ile karıştırılma ihtimali bulunduğunu, markalar arasında benzerlik olduğunu, tek farkın MO hecesi olduğunu, davacının BİEN ibareli markaları sektörde bilinir hale getirdiğini, taraf markalarının 21 ve 24. sınıftaki emtialarının aynı olduğunu, dava konusu markanın 20. sınıfında yer alan emtia ile davacı markasındaki 24. sınıftaki emtianın ise benzer olduğunu, dava konusu marka tescilinin, davacı markasının ayırt edici niteliğini zedeleyeceğini, davacının itibarına zarar verebileceğini, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, tanınmışlığından haksız yararlanacağını ileri sürerek YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, taraf markaları aynı olmadığından, markaların ilgili oldukları mal ve hizmetler arasında olası bir benzerlik bulunmadığını, görsel açıdan da birbirine benzemediklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraf markaları görsel olarak karşılaştırıldığında, dava konusu “MOBİEN” ibareli markanın açık mavi renkli, ayırt edicilik niteliği zayıf bir dikdörtgen zemin üzerine, beyaz harflerle yazıldığı, davacının, “biensoft”, “bien”, “Bien yaşamınıza değer katar”, “Bien Home” ibareleri ile karşılaştırıldığında, davacı markalarında “bien” ibaresinin ortak olarak kullandığı, bien ibaresine “soft ve home” sözcüklerinin sona eklendiği, dava konusu markada “bien” sözcüğünün markanın bütünlüğünden ayrılarak öne çıktığının görülmediği, MOBİEN ibaresinin bir bütün olarak görsel hafızada iz bırakacağı, MO ibaresinin BİEN ibaresinin başında yer almasının bütün olarak algılanmasını sağladığı, görsel açıdan davacı markaları ile benzerlik oluşturmadığı, işitsel olarak markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığı, taraf markalarının bilinen Türkçe anlamlarının bulunmaması nedeniyle zihinlerde kavramsal olarak benzerlik çağrıştıracak bir iz bırakmayacağı, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzerlik bulunmadığından, 556 Sayılı KHK.8/1-b anlamında karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimallerinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının başvuru konusu ettiği “MOBİEN” ibareli marka ile davacının, “biensoft”, “bien”, “Bien yaşamınıza değer katar”, “Bien Home” ibareleri markaları arasında 556 Sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunu esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.