Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/3986 E. 2020/2200 K. 02.03.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3986
KARAR NO : 2020/2200
KARAR TARİHİ : 02.03.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/03/2018 tarih ve 2017/232 E- 2018/85 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 04/07/2019 tarih ve 2018/1352 E- 2019/783 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı …Ş.’nin içerik sağlayıcısı, davalı …’nin imtiyaz sahibi ve davalı … Merkezi Hizmetleri A.Ş.’nin yer sağlayıcısı durumunda bulunduğu www.sikayetvar.com internet sitesinde müvekkili şirketin tüketicilere sattığı mal ve hizmetlerle ilgili görüş, eleştiri ve mağduriyetlerin yayınlanmakta olduğunu, tüketicilerin şikâyetlerini ücretsiz dile getirdiğini, ancak bu şikâyetlere cevap vermek istediğinde müvekkili şirketten ücret talep edildiğini, bu durumun ücret ödeyerek üye olan firmalar ile üye olmayan firmalar arasında haksız rekabet oluşturduğunu, bu durumun aynı zamanda hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğunu, bu hususta ihtarname gönderildiğini, “EVKUR” markasının adının geçtiği yazılar incelendiğinde bu yazıların eleştiri sınırını aştığını, müvekkili şirketin kişilik haklarına saldırı ve hakaret teşkil eden ifadelerin kullanıldığını, kullanıcı yorumlarının şirketin ürün ve faaliyetlerini kötüler nitelikte, yanlış ve yanıltıcı olduğunu ileri sürerek davalıların eyleminin müvekkilinin “EVKUR” markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, tecavüzün önlenmesini ve men’ini, haksız rekabet neticesinde oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, müvekkili şirkete ait “EVKUR” markasının, “EVKUR” ticaret ünvanının ve müvekkili şirket hakkında yapılan bütün kullanıcı yorumlarının www.sikayetvar.com internet sitesinden kaldırılmasını, www.sikayetvar.com adresinde hizmet veren arama motorlarında “EVKUR” markasının davalılar tarafından anahtar kelime olarak kullanımının ve arama motorlarında davalıların internet sitelerine yönlendirme ve sponsor bağlantıları verilmesinin önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Şikayetvar A. Ş. ve … vekili; husumet itirazında bulunarak müvekkillerinden www.sikayetvar.com adlı internet sitesinin yer/hizmet sağlayıcısı konumunda bulunduğunu, yayınlanan şikayetlerde kendisine ait içerikleri yayınlamadığını, bu nedenle huzurdaki davada taraf olamayacağını, 2001 yılında kurulmuş olan www.sikayetvar.com internet sitesinin üretici, müşteri ve son kullanıcı arasında tarafsız bir ortam ve yer sağlayıcı çözüm platformu olduğunu, üyeler tarafından girilen içeriklerin redaktörler tarafından sadece ahlaka ve adaba mugayir ifadeler içerip içermediği hususunda incelendiğini, siteye üye olmak için SMS onayının gerektiğini, siteye üye olan bütün kullanıcıların bu onay sürecinden geçtiğini, bu nedenle kullanıcıların gerçekliğinin tartışmadan uzak olduğunu, tüketicilerin şikayetlerine yazılan tüm cevapların üye-üye olmayan ayrımı yapılmaksızın yayınlandığını, hiçbir firmanın cevap hakkının kısıtlanmadığını, sadece üye olan firmalara tanınan öncelik hakkı ile şikayetlerin yayınlanmadan çözülmesine imkan tanındığı iddiasının mesnetsiz olduğunu, ücretsiz cevap hakkının kullandırılmadığına ilişkin herhangi bir delilin sunulmamış olduğunu, ayrıca davacının ücretsiz cevap hakkı kullanmak için herhangi bir müracaatının da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … Merkezi A.Ş. vekili, husumet itirazında bulunarak müvekkilinin bireysel ve kurumsal olarak sunucu barındırma, sunucu kiralama, cloud servisleri, web hosting, CDN gibi veri merkezi hizmeti sunduğunu, bu kapsamda diğer davalı şirket olan Şikayetvar Bilişim A.Ş.’ye sunucu barındırma hizmeti verdiğini, davacı tarafından da belirtildiği gibi Radore’nin yer sağlayıcı konumunda bulunduğunu, yer sağlayıcıların ise internet ortamında yayınlanan içeriklerle herhangi bir bağlantılarının bulunmadığını, hiçbir hal ve şartta yayınlanan içeriğe müdahale imkanı bulunmayan ve diğer davalı şirkete sadece teknik anlamda hizmet veren müvekkilinin içerikten sorumlu tutulmasının beklenemeyeceğini, 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki Kanunun 9. maddesinde de belirtildiği üzere yer sağlayıcı olarak müvekkili şirketin ancak ve ancak içerik sağlayıcıya ulaşılamaması halinde başvurabilmesinin hukuken mümkün olduğunu, somut olay özelinde içerik sağlayıcıların tespiti nedeniyle hukuka aykırı içeriğin yayından kaldırılmasının müvekkilinden talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; somut uyuşmazlıkta dava konusu www.sikayetvar.com web sitesinin, tüketicilerin, satın almış oldukları mal ve hizmetlerle ilgili olumlu veya olumsuz düşüncelerini belirttikleri online bir platform olarak faaliyet gösterdiği, bu durumda, tüketicilerin/kullanıcıların şikayet ve görüşlerini ifade edebilmek için firma isimlerini ve ürünlerin markalarını kullanmalarının bir zorunluluk arz ettiği, www.sikayetvar.com web sitesinde davacı marka ve logosunun kullanılmasının, sunulan hizmetin niteliği itibariyle zorunluluk arzeden, 6769 sayılı Kanunun 29. maddesi anlamında mal ve hizmetlerin ayırt edilmesi fonksiyon ve amacına yönelik ticari bir kullanım olmadığı ve 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun 7/5 maddesi kapsamında dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde bir kullanım olarak değerlendirilmesi gerektiği, dava dosyasında davacının ücretsiz cevap hakkını kullanmak konusunda bir girişimde bulunduğu yönünde herhangi bir bilgi bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta davacı vekilinin ücretsiz cevap hakkı bulunmadığı iddiası kanıtlanamamakla birlikte, davalı fiillerinin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı kapsamında üzerinde durulması gereken diğer bir hususun, davalılardan … ve Şikayetvar Bilişim A.Ş.’nin cevap dilekçesinde de belirttiği gibi, üye firmalara sağlanan şikayetin web sitesinde yayınlanmadan çözülmesi imkanının, üye olmayan firmalara da tanınıp tanınmadığı olduğu, davalıların şikayetin yayınlanması aşamasında kurumsal üyelerine farklı davranması, kurumsal olmayan üyeler için bir haksızlığa sebep olmakta ve bu davranış modeli kurumsal üyeler için açık bir avantaj sağladığı, bu nedenlerle, davalılar … ve Şikayetvar Bilişim A.Ş. tarafından üye firmalara verilen öncelik hakkının haksız rekabete neden olduğu, davacının, dava konusu internet sitesindeki marka ismi ve logosu ile yorum ve şikayetlerin kaldırılması talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın davalı … AŞ yönünden reddine, davalılar Şikayetvar Bilişim AŞ ve … yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, davalılar Şikayetvar Bilişim AŞ ve … tarafından dava konusu internet sitesi üzerinden diğer firmalara verilen öncelik hakkının davacı yönünden haksız rekabet oluşturduğunun tespitine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, şikayet, eleştiri ve ifade özgürlüğü hakkının Anayasal bir hak olduğu, Türk Medeni Kanunu ile korunan kişilik hakkına saldırı olmaksızın, bu hakkın kullanılmasının engelenemeyeceği dikkate alındığında, davalı tarafça “www.sikayetvar.com” sitesinde tüketicilerce bildirilen muhtelif şikayetlerin yayınlanmasının haksız rekabet olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas bakımından kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.