YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4015
KARAR NO : 2021/2014
KARAR TARİHİ : 04.03.2021
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.04.2014 gün ve 2013/225 E. – 2014/113 K. sayılı kararı bozan Daire’nin 01.04.2019 gün ve 2018/540 E. – 2019/2478 K. sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 26.12.2011 tarihinde gerçekleştirdiği 41.sınıftaki dergi, kitap, gazete v.b. yayımlama hizmetlerini içeren, “ÇAĞRI YAYINLARI+ŞEKİL” ibareli, 2011/115438 sayılı marka tescil başvurusunun davalı Kurum Markalar Dairesi tarafından “ÇAĞRI” ibareli, 41.sınıftaki dergi, kitap, gazete v.b. yayımlama hizmetlerini içeren 02.06.2004/16243 ve 08.04.2011/29468 sayılı markalar mesnet alınarak 556 sayılı KHK’nın 7/b maddesi uyarınca reddedildiğini, ret kararının kaldırılması amacıyla itirazda bulunduklarını, ancak itirazın YİDK’nın 2013/M-3914 sayılı kararıyla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira Türkiye Yayıncılar Birliğinin üyesi olan müvekkilinin başvuru konusu işareti 35 yıldır yayıncılık sektöründe kullanmakta olduğunu, ikiyüzden fazla eserinin yayımladığını, birçok gazete ve dergide tanıtımına ilişkin görsel ve yazılar bulunduğunu, işaretin tanınmış bir marka haline getirildiğini, davalının redde mesnet aldığı markanın ise bir kez bile yayıncılık sektöründe kullanılmadığını, kaldı ki başvuru konusu işaretle redde mesnet alınan markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik de bulunmadığını, işaretlerin farklı olduğunu, bu farklılıkların işaret ve redde mesnet markaları ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan çıkardığını, sadece çağrı ibaresinden yola çıkılarak iltibasın varlığı sonucuna ulaşılamayacağını, başvuruda kelime unsuru dışında şekil unsurunun da yer aldığını ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2013/M-3914 sayılı kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurum vekili; başvuru konusu işaretle redde mesnet alınan markaların ÇAĞRI esas ve ayırt edici unsurunu barındırdıklarını, aynı hizmetleri içerdiklerini, “yayınları” ibaresinin başvuruda yapılacak işleri gösteren yardımcı unsur konumunda bulunduğunu, mesnet markalar ve başvuru konusu işaretin görsel, sescil ve anlamsal olarak bütünü itibarı ile bıraktığı izlenim itibarı ile ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer olduklarını, bunun ilk bakışta ve açık olarak görüldüğünü, çünkü başvuru ile redde mesnet markaların ÇAĞRI ifadesi itibariyle de dikkat çekici seviyede benzer olduklarını, davacı başvurusunun konusu olan işaretin kullanılmış, redde mesnet markanın ise kullanılmamış olmasının, başvurunun mutlak ret nedeninden etkilenmeksizin tesciline olanak sağlamayacağını, ret kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 04.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.