YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4383
KARAR NO : 2020/3300
KARAR TARİHİ : 29.06.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesin’ce bozmaya uyularak verilen 17/05/2019 tarih ve 2017/408-2019/476 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile banka arasında akdedilen kredi sözleşmesinin teminatı olarak verilen çeklerin davalı bankaca zamanında ibraz edilmemesi ve haklarında gerekli yasal işlemin yapılmaması sebebiyle çeklerin tahsil edilemediğini, müvekkilinin çek bedelleri kadar alacağı doğduğunu, davalı bankanın objektif özen yükümlülüğü gereği kusurundan sorumlu olduğunu ileri sürerek, çeklerin toplam bedeli olan 63.100,00 TL’nın keşide gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının bilgisi dahilinde çeklerin takibe konulmadığını, aralarındaki sözleşme gereğince bankanın çekleri işleme koyma gibi bir yükümlülüğünün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının dava konusu 3 adet çeki süresinde ibraz etmesine rağmen çeklerle ilgili takip yapmadığı, çeklerdeki alacakların zamanaşımına uğradığı, çek bedellerinden davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının davalıdan 63.100,00 TL asıl alacak ve dava tarihine kadar işlemiş 29.454,45 TL avans faizi ile 63.100,00 TL asıl alacak üzerinden dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte alacaklı olduğunun tespiti ile davacının davalıdan alacaklı olduğu bu miktarın davalı tarafından davacı aleyhine yapılan İstanbul 5. İcra Müdürlüğü’nün 2009/20075 Esas sayılı dosyasındaki kesinleşmiş davalı alacağından takas ve mahsubuna karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.232,77 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 29/06/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacının keşide tarihi itibarıyla çekleri tahsil olanağının bulunup bulunmadığı araştırılmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Eksik inceleme sonucu verilen kararın bozulması düşüncesinde olduğum için çoğunluğun onama görüşüne katılamıyorum.