Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4392 E. 2020/2581 K. 03.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4392
KARAR NO : 2020/2581
KARAR TARİHİ : 03.06.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/10/2017 tarih ve 2016/475 E.- 2017/345 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 30/05/2019 tarih ve 2018/1216 E.- 2019/654 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “KİNETİX”, “POLARİS”, “FLO”, “HALLEY” ibareli tanınmış markalarının bulunduğunu, 2016/05501 sayılı 18. ve 25. sınıflarda tescil edilmek için “AİRKNX” ibaresinin tescili için davalı Kuruma başvurduğunu, davalı şahsın 2015/70795 sayılı “AİR KNİT” ibareli markasına dayanarak yaptığı itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek müvekkili başvurusunun 25. sınıf emtialar yönünden kısmen reddedildiğini, bu karara müvekkilince yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, müvekkilinin ibare üzerinde kazanılmış hakkının bulunduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’in 2016-M-10720 sayılı kararının iptaline ve markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru konusu ibare ile redde mesnet marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden ilitbasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, davacının başvurusuna konu ibare ile müvekkili markası arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; 25. sınıftaki emtialar yönünden davacının “AIRKNX” ibareli başvurusuyla davalıya ait “AIR KNIT+şekil” ibareli marka arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağ olduğu izleniminin uyanacağı, iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının marka başvurusunun kısmen reddine dair TPMK YİDK kararının iptali talebidir. Mahkemece, davacının “AIRKNX” ibareli markası ile davalının “AIR KNIT + ŞEKİL” ibareli marka başvurusu arasında dava konusu 25. sınıf mal ve hizmetler yönünden benzerlik bulunduğu ve 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, bölge adliye mahkemesince de aynı gerekçelerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacının başvuru markası “AIRKNX”, davalının itirazına mesnet markası ise “AIR KNIT + ŞEKİL” ibaresidir. Markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücü de dikkate alınmalıdır. Bu anlamda markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden amaç, tercih veya yöntem belirten tanımlayıcı ibareler karşılaştırmada dikkate alınmaz. Tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın olan ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması gerekir. Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, KHK’nın 7/son maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınarak marka olarak tescili sağlanan ibareler yönünden, sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle bu ibarenin kullanım tekeli de kimseye bırakılamaz.
Somut olayda, amaç, tercih ve yöntem belirten “AIR” ibaresinin tescil kapsamındaki 25. sınıfta yer alan “ Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.” emtiaları yönünden ayırt ediciliği bulunmayan, tanımlayıcı bir ibare olduğu ve kimsenin tekeline bırakılacak ibarelerden olmadığı, markalar bir bütün olarak karşılaştırıldığında aralarında 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı halde hatalı gerekçe ile İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.