YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4415
KARAR NO : 2021/2037
KARAR TARİHİ : 04.03.2021
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.12.2014 gün ve 2013/211 – 2014/358 sayılı kararı bozan Daire’nin 22/05/2019 gün ve 2018/2025 – 2019/4021 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “VİTRA” esas unsurlu çok sayıda markasının bulunduğunu, davalı tarafça müvekkili markalarına iltibas oluşturacak şekilde “Nitra” ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, müvekkilince iltibas ve tanınmışlık vakılarına dayanılarak itiraz edildiğini, itirazın nihsi olarak YİDK kararı ile reddedildiğini, kararın hakszı ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kurum kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekillleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, itiraza mesnet “VİTRA” esas unsurlu markaların tescil kapsamında bulunan mallar itibariyle her hangi bir anlamı bulunmadığı, başvuru markasına konu “NİTRA” ibaresinin, kimyasal bir madde olan “NİTRAT” ibaresini hatırlattığı, anılan ibarenin kapsamındaki malların kimyasal kökenini öne çıkaracağı, dolayısıyla anılan ibarenin özel bir anlam ifade edeceği ve markayı itiraza mesnet markalardan tamamen uzaklaştırarak bağımsızlaştıracağı, hiçbir şekilde, tescil kapsamı itibariyle bilinçli niteliği haiz ortalama tüketici kitlesi nezdinde itiraz gerekçesi markalarla bir çağırışım ve bağlantı kurdurmayacağı, bu anlamda bütüncül intiba ve genel değerlendirme açısından markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1 (b) m. anlamında karıştırma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan ayrı ayrı alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 04.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.