YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4421
KARAR NO : 2020/2582
KARAR TARİHİ : 03.06.2020
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 30/05/2019 tarih ve 2019/93-2019/277 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, demir-çelik sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin, ticaret unvanının baş harflerinden oluşan “ÇM” esas unsurlu, tanınmış markaların sahibi olup, davalının 2012/01465 sayılı “CM” ibareli marka başvurusunun, müvekkilinin itirazına rağmen tescil olunduğunu, anılan markanın müvekkiline ait “ÇM” ibareli markalar ile iltibas yaratacak düzeyde benzediğini, aynı ve benzer malları kapsadığını ileri sürerek 556 sayılı KHK’nın 8/1-b, 7/1-i, 8/4 ve 42. maddeleri uyarınca davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, pek çok ülkede tescilli olan dava konusu markanın ilk kez 1946 yılında ABD’de tescil edildiğini, TPMK nezdinde de 04.02.2014 tarihinde 2012/01465 sayı ile tescil edildiğini, davacının “ÇM” ibareli bir markasının olmadığını, davacı tarafından görülmekte olan bu davadan iki ay sonra “ÇM” ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, müvekkiline ait dava konusu markanın tanınmış marka olduğunu, davacının itiraz aşamasında dayanmadığı markalara dayanarak hükümsüzlük davası açmasının mümkün olmadığını, taraf markalarının benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2012/01465 sayılı “CM” markasının tescilli olduğu 06. sınıfın tamamı ile 07. sınıftaki “sayılan tüm malların parça ve teçhizatları”, 08. sınıfta, “yük bağlama araçları, tamamı kereste ve tomruk taşımada kullanılan çivili kereste kancaları, kancalar, kıskaçlar, kepçeler, direkler, çiviler, çapalar, takozlar ve sayılan tüm malların parça ve techizatları” yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine dair verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu kararın davalı yan vekilince temyizi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar Dairemizin 14/01/2019 tarihli ilamıyla davalı yararına bozulmuş; İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 03/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.