YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4424
KARAR NO : 2020/2590
KARAR TARİHİ : 03.06.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11.07.2019 tarih ve 2019/213-2019/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın Zeytinburnu Şubesi’nde çalışan davalının etajer çekmecesinden 20.05.2005 tarihinde 20.300 Euro ve 21.377 USD’nin kaybolduğunu, şüpheliler hakkında Zeytinburnu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, müfettiş soruşturması neticesinde davalının söz konusu tutardan malen sorumlu tutulması yönünde disiplin kurulu kararı verildiğini, olay nedeniyle meydana gelen banka zararının tazmin edilmediğini ileri sürerek kaybolan 20.300 Euro ve 21.377 USD’nin dava tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesine göre hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamından sonra yapılan yargılamada dosya kapsamına göre, 20/02/2007 tarihli 1. celsede davanın taraflarca takip edilmediğinden yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 04/05/2012 tarihli 11. celsede davacı vekilinin hazır olmadığı ve davalı tarafın davayı takip etmemesi üzerine davanın ikinci kez yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 11/07/2019 tarihli celsede hazır olmadığı, duruşma gününü bildirir davetiyenin davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde e-tebligat yoluyla yapılmasına rağmen mazeret de beyan etmediği, davalının dosyayı takip etmediğini bildirdiği, yazılı yargılama usulüne tabi davanın üç kez takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bir miktar para alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı vekilinin 11/07/2019 tarihli celsede hazır bulunmadığı ve davanın üç kez takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Ancak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu 11. maddesine göre, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Öte yandan, TBK’nın 513/1. maddesi gözetildiğinde, vekaletin sözleşme marifetiyle süreli kılınması mümkün ve muhtemel olup bu sürenin sona ermesi ile vekalet ilişkisinin de sona erdiği kabul edilmelidir.
Dosya incelendiğinde; 11/07/2019 tarihli celseye ilişkin davetiyenin, anılan avukata, vekaletinin sonra erdiği tarihten sonra 13/05/2019 tarihinde e-tebligat suretiyle tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar, TBK’nın 513/2. maddesinde, vekilinin vekalet ilişkisi sona ermekle birlikte vekil edenin menfaatlerini korumakla yükümlü olduğu belirtilmiş ise de, bu husus vekilin özen yükümlülüğü ile ilgili bir durum olup vekil eden aleyhine yorumlanamaz. Öte yandan, davacı tarafından tayin edilen yeni vekilin vekaletnamesinin de tebliğ işleminden önce dosyaya sunulmuş olduğu belirgindir.
Şu halde, açıklanan tüm bu hususları re’sen gözetmekle yükümlü olan mahkemece, vekalet ilişkisi ve buna bağlı olarak dava takip yetkisi sona ermiş vekile tebligat yapılması suretiyle anılan vekilin duruşmaya katılmadığından bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yerinde olmayıp davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.