YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4425
KARAR NO : 2020/3046
KARAR TARİHİ : 22.06.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/07/2019 tarih ve 2018/644-2019/1042 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, muris …’ün davalı banka ile birleşen Pamukbank T.A.Ş. ana sözleşmesinin 66. maddesi uyarınca çıkarılan 1.700 adet kurucu intifa senedinden 65 adedinin sahibi olduğunu, Pamukbank T.A.Ş.’nin kanun kapsamında davalı banka ile birleşerek tüzel kişiliğinin sona erdiğini, Pamukbank T.A.Ş.’yi devralan davalı bankanın müvekkilinin sahip olduğu kurucu intifa senetleri dolayısıyla sözleşme ilişkisinin yükümlü tarafı haline geldiğini, Pamukbank’ın temettü hariç ortaklık haklarının yönetim ve denetiminin 18/06/2002 tarihinde TMSF’ye devredilmesinin davacının sözleşmeden kaynaklanan haklarını etkilemeyeceğini ileri sürerek, 2005 ve 2006 yıllarında dağıtılan kardan müvekkilinin sahip olduğu 65 adet kurucu intifa senedine isabet eden kar payı alacağından şimdilik 10.000,00 TL’nin dağıtım tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, Pamuk Bank T.A.Ş.’nin davalı bankaya 5230 sayılı Kanunla devredildiğini ve devrin “0” değer üzerinden gerçekleştiğini, Halk Bank’ın sermayesinde bir artış olmadığından Pamukbank hissedarına hisse verilmeyeceğine ilişkin hükmün kanunda yer aldığını, öte yandan hisse senetlerinin TMSF adına tescil edilmiş olması nedeni ile intifa senetlerinden kaynaklanan hakların da sona erdiğini, Pamukbank T.A.Ş.’nin 1998-2002 yılları arasında bilançolarında görünen kârın fiktif olup bankanın fiilen zararda olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafından 1999-2000 yılları kârı payı alacağına yönelik davalı aleyhine açılan alacak davasının davalı bankanın talep dönemine ilişkin kâr etmemesi nedeniyle reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, kâr payı talep edilebilmesi için kâr elde edilmiş olmasının ön şart olduğu, bilirkişi raporuna göre davalı bankanın dava konusu dönemde kâr etmediğinin belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıların murislerine ait Pamukbank T.A.Ş. kurucu intifa senetleri nedeniyle kâr payı talebine ilişkindir. Pamukbank T.A.Ş. 5230 sayılı Yasa kapsamında 2004 yılında davalı bankaya devredilmiş olup davacılar bu devirden sonraki 2005-2006 yıllarına ait kâr payı alacakları olduğunu ileri sürmüşler, mahkemece 1998-2002 yılları arasında Pamukbank T.A.Ş.’nin kâr elde etmediği, bilançolarında görülen kârın fiktif olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı bankanın davaya verdiği cevaptan da anlaşıldığı üzere davalı …Ş. 2005-2006 yıllarında kâr elde etmiş olup dava konusu dönem 2005-2006 yılları iken mahkemece Pamukbank T.A.Ş.’nin davaya konu olmayan 1998-2002 yılları arasında kâr elde etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Öte yandan, Pamukbank T.A.Ş.’nin 31.12.2001 tarihi itibariyle yaklaşık 2 milyar ABD doları tutarında sermaye açığı olduğu saptanmış ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu kapsamında banka hisse senetlerinin mülkiyeti başkaca bir işleme gerek kalmaksızın Fon’a intikal etmiştir. 5230 sayılı Yasadaki düzenlemeler sonucunda, her iki bankanın 31.07.2004 tarihi itibariyle hazırlanmış devre esas bilançoları, Denetim Serbest Mali Müşavir A.Ş. tarafından tasdik edilmiş ve yönetmelik hükümleri uyarınca, bankaların genel kurulları tarafından onaylanmış olup, tespit edilen rapora göre, Pamukbank’ın net aktif değeri eksi 2.216.274 milyar TL, Halkbank’ın net aktif değeri ise 2.806.071 milyar TL olarak tespit edilerek, taraflar Pamukbank’ın (0) değer üzerinden Halkbank’a devri konusunda mutabık kalmışlar ve devir sonucunda Halkbank’ın ödenmiş sermayesinde bir artış olmayacağı için Pamukbank ve Halkbank hissedarlarına hisse senedi verilmeyeceğini kararlaştırmışlardır. Bu itibarla TMSF’nin 19.06.2002 tarih 403 sayılı kararından sonra tüm hisse senetlerinin mülkiyetinin TMSF’ye geçmesi, Pamukbank T.A.Ş.’nin (0) değer üzerinden davalı bankaya devrinin gerçekleşmesi ve aralarında yapılan protokol dikkate alındığında Pamukbank T.A.Ş.’nin Türkiye Halkbankası A.Ş.’ye devri sonrasında Pamukbank T.A.Ş.’nin kurucu ya da diğer hisse senedi sahiplerinin hisse senetlerinden kaynaklı bir alacak talep etme haklarının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de netice olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olduğundan kararın değişik bu gerekçeyle düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın değişik gerekçeyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 22/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.