YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4495
KARAR NO : 2020/3298
KARAR TARİHİ : 29.06.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/12/2017 tarih ve 2017/114 E- 2017/611 K. sayılı kararın davacılar vekili ve davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 10/07/2019 tarih ve 2018/853 E- 2019/790 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı …, davacı … tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların “KOMİLİ” ana unsurlu çok sayıda tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “Komili” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2015/17993 kod numarasını alan başvuruya yapılan itirazın TPMK YİDK’nın 2017-M-584 sayılı kararı ile reddedildiğini, kararın haksız olduğunu, davacıların markaları ile iltibas yaratan dava konusu başvurunun tümden reddinin gerektiğini, 556 sayılı KHK’nın 8/3 ve 8/4’ün şartlarının da somut olayda bulunduğunu ileri sürerek, davalı TPMK YİDK’nın anılan kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, davalının tanınmış “KOMİLİ” markalarına dayanarak ürün çeşidini genişletmek istediğini, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesinin şartlarının bulunmadığını, markaların farklı emtialarda kullanılacağını, davalının kazanılmış hakkı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b ve 8/4. maddelerinin şartlarının davalı şirket başvuru markasındaki 05/01 sınıftaki “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler” açısından bulunduğu, diğer mallar açısından bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, anılan mallar yönünden YİDK kararının iptaline ve markanın bu mallar açısından hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacılar vekili ve davalı TPMK vekili istnaf başvurusunda bulunmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce, ilk derece yargılaması aşamasında davacıların 2010/84952 sayılı “Komili Yuvam” ibareli ve 2013/35557 sayılı “Komili Performans” ibareli markalarının müddet olduğu gerekçesiyle dikkate alınmadığı, bu durumun hukuka aykırı olduğu, marka başvurusuna “müddet” kaydı konulmuş olmasının marka başvurusunun hükümden düştüğü anlamına gelmeyeceği, nitekim somut uyuşmazlıkta da işlem dosyasındaki “müddet” kaydına rağmen, davacının itirazına dayanak 2010/84952 numaralı marka tescil başvurusu hakkındaki, Ankara 3. FSHHM.’nın 01.12.2015 tarih ve 2013/307 E.- 2015/337 K. sayılı kararının, Yargıtay 11. HD.’nın 24.01.2018 tarih ve 2016/5707 E.- 2018/591 K. sayılı kararı ile davacı yararına kesin şekilde bozulduğu ve kararda 2010/84952 numaralı başvurunun reddine dair YİDK kararının iptaline karar verilmesi gerektiğinin bildirildiği, dolayısıyla davacının 2010/84952 numaralı marka tescil başvurusunun, YİDK karar tarihinde ve halen hukuki varlığını sürdürdüğü, bu itibarla dava konusu YİDK karar tarihinde, hukuki varlığını sürdüren ve davacı tarafça itiraz dilekçesinde de açıkça dayanılan, davacının 2010/84952 numaralı marka tescil başvurusunun, benzerlik incelemesinde dikkate alınması gerektiği, aynı durumun davacının 2013/35557 numaralı marka tescil başvurusu için de geçerli olduğu, ilk derece yargılaması aşamasında alınan rapor bu markalar dikkate alınmadan hazırlandığı için yetersiz olduğu gerekçesiyle yeni bir heyetten rapor alınarak alınan rapor doğrultusunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK’nın 2017-M-584 sayılı kararının 05/01 sınıfta yer alan “insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler”, 05/03 sınıfta yer alan “Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri.”, 05/07 sınıfta yer alan “Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar.”, 16. sınıfta yer alan “Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar.”, 32/04. sınıfta yer alan “Enerji içecekleri (alkolsüz).” malları yönünden kısmen iptaline, davalı şirketin 2015/17993 sayılı markasının anılan mallar yönünden hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı … ve davacı …’nin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 29/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.