Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4560 E. 2020/3377 K. 01.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4560
KARAR NO : 2020/3377
KARAR TARİHİ : 01.07.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti’nce verilen 14.02.2019 gün ve 2019/İHK-1678 Esas sayılı karar, taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, dosya için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, Sigorta Tahkim Kuruluna başvuruda bulunarak tıbbı kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında sigortalanan hekim tarafından müvekkili …’ın muayenesinin yapıldığını, ancak müvekkilinin yapılan iyileştirme girişimleri sırasındaki sigortalının kusuru neticesinde %100 oranında engelli olduğunu ileri sürerek 400.000TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, sigortalının bir kusurunuın bulunmadığını savunarak davanın redddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, 4 aylık süre sonunda uyuşmazlığın sonuçlandırılamaması karşısında süre sonuna gelinmesi nedeniyle esas hüküm yününden karar verilemediği, 6012 sayılı TTK’nın 1427. maddesinin 3. fıkrasının “sigortacı, tazminattan veya bedelden mahsup edilmek üzere, tarafların mutabakatı veya anlaşmazlık hâlinde mahkemece yaptırılacak ön ekspertiz sonucuna göre süratle tespit edilecek hasar miktarının veya bedelin en az yüzde ellisini avans olarak öder.” hükmünü haiz olduğu, sigorta şirketince risikonun gerçekleşmesinden itibaren 3 ay içerinde sigortalının kusurunun tespit edilmesi gerektiği, bu tesptin belirtilen süre içerisinde yapılmaması halinde belirtilen madde uyarınaca talepte bulunanın avansa hak kazanacağı, poliçe sigorta bedeli nazara alınarak 200.000TL avansa davacının hak kazandığı gerekçesi ile 200.000TL avansın tahsili ile davacılara ödenmesine, fazla avans isteminin bu aşamada reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince itiraz edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince, tüm dosya kapsamına göre, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararının yerinde olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 01/07/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

TTK m. 1427/3 maddesi uyarınca geçici ödemeye karar verilmesi için her şeyden önce zarar görenin böyle bir talepte bulunması gereklidir (Fikret Eren Borçlar Hukuku Genel Hükümleri-S.881-24 Baskı). Somut olayda davacının bir talebi bulunmadığından, mahkemece verilen geçici ödemeyi onayan çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.