YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/461
KARAR NO : 2020/4448
KARAR TARİHİ : 27.10.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.06.2016 gün ve 2014/27 – 2016/551 sayılı kararı onayan Daire’nin 13.11.2018 gün ve 2016/13827 – 2018/6989 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davalı-birleşen davada davacı … Uluslararası Nakl. Otom. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili tarafından Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalıya ait elma kosantresi emtiasının davalıların taşıma sorumluluğuna tam ve hasarsız olarak teslim edildiğini, ancak Türkiye’den Fransa’ya sevk edilirken henüz Türkiye’den çıkmadan davalı taşıyıcıların sorululuğunu gerektirecek şekilde zarar gördüğünü, davalıların taşıma esnasında kendilerinden beklenilen gerekli dikkat ve ağırlaştırılmış özeni göstermemesi nedeniyle hasarın oluştuğunu, hasar bedelini sigortalısına ödeyen müvekkilinin davalılar aleyhine rücu alacağı için takip de başlattığını ileri sürerek, 26.273 Euro’nun ödeme tarihindeki karşılığı olan 66.462,80 TL’nin ödeme tarihi olan 16.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davanın ise, reddini istemiştir.
Asıl davada davalı Likua Ltd. Şti. vekili, davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı … Ltd. Şti. vekili, davanın reddini istemiş, birleşen davada ise, davacı tarafından müvekkili aleyhine rücu alacağının tahsili için takip başlatıldığını, müvekkilinin yasal süre içerisinde itiraz edememesi nedeniyle takip kesinleştiğinden müvekkili tarafından ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin haksız olduğunu zira, müvekkilinin hasara neden olduğu belirtilen olay ile ilgili herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, haksız yere ödenen 45.553,62 TL’nin faiziyle birlikte istirdadını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kabulü ile 66.462,80 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davanın reddine dair verilen kararın asıl davada davalı Likua Lojistik Ltd. Şti. vekili ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı … Uluslararası Nakl. Ltd. Şti. vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı-birleşen davada davacı … Uluslararası Nakl. Tic. Ltd. Şti. vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 134,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 954,90 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asıl davada davalı-birleşen davada davacı … Uluslararası Nakl. Otom. San. ve Tic. Ltd. Şti.’den alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 27.10.2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, emtia nakliyat sigortacısı olan davacının, zarar bedelini ödediği sigortalıya halefen açtığı davada, sigortalıya ait yükün, Türkiye’den Fransa’ya karayoluyla taşıması sırasında yükte meydana gelen zararın, taşımayı üstlenen üst ve alt taşımacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemlerine ilişkin olup, yargılama sonucunda, mahkemece meydana gelen zararın tamamının her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Birleşen dosyada ise, davacı … Ltd. vekili, müvekkilinin taşıma ilişkisinde alt taşımacı olduğu, zararın hatalı ambalajlama, yükleme ve istiflemeden kaynaklandığı, bu yükümlülüğün navlun sözleşmesi ile Likua Lojistik Ltd. tarafından üstlenildiği oysa müvekkilinin böyle bir yükümü üstlenmediğini, ancak davacı sigortacının takibi kesinleştirmesi nedeniyle hasar bedelini ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, ödemiş olduğu 45.553 TL’nin davalı sigortacıdan istirdadını talep etmiştir.
Somut olayda, taşınan emtianın sahibi Asya Meyve Suları A.Ş. ile davalı Likuo Lojistik Ltd. arasında navlun sözleşmesi imzalanmış olup, davalı Likua, kural olarak taşıtanın yükümlülüğünde olan ambalajlama, yükleme ve istifleme ile yükün taşınması edimlerini hep birlikte üstlenmiş, söz konusu edimler karşılığı 10.000 avroluk bedeli de asıl taşıtana fatura etmiştir. Sonrasında ise, yükün Türkiye’den Fransa’ya taşınması işini alt taşımacı olan … Ltd.’ye vermiş, bununla birlikte, “konsantre meyve suyu” emtiasının esnek tanklarla taşınması (ambalaj), yükleme ve istifleme faaliyetleri Likua Ltd. tarafından yerine getirilmiş, davalı … emtianın sadece taşınmasını üstlenmiştir. Diğer bir anlatımla, taşıma ilişkisinde taşıtan Likua Lojistik Ltd, taşıyan ise … Ltd. olarak yer almıştır.
Taşıma sırasında, sabitlemenin iyi yapılmaması nedeniyle esnek (fleksi) tank delinmiş ve bu sebeple yükün 10 tonluk kısmı telef olmuş, …’na ait kamyonun yükleme yerine geri dönmesi sonrasında, meyve konsantresi olan yükün hava alması nedeniyle 22 tonluk yükün tamamının telef olduğunun anlaşılması üzerine, Likua tarafından yeni bir fleksi tanka konulan 22 ton yük, yeniden …’nun kamyonuna yüklenmiş ve sabitlenmiş, ancak taşıma başladıktan bir süre sonra tanklardan yeniden sızıntı olduğu anlaşılmıştır.
Olaya uygulanacak CMR Sözleşmesinin 17.maddesi uyarınca, taşıyan, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. Bununla birlikte hasar, taşıyanın bir kusurundan değil, taşıtanın talimatlarından ya da yükün kendisinden kaynaklanıyorsa veya taşıyanın önleyebileceği bir husustan doğmamış ise meydana gelen zarardan taşıyan sorumlu tutulamaz. Keza, taşımacı tarafından bu riskler özellikle üstlenilmemiş ise, malın sözleşmeye uygun şekilde açık (üstü madeni levha ile örtülü olmayan) bir araçla taşınmış olmasından kaynaklanan hasarlardan, hiç ambalajlanmaması veya hatalı ya da kötü ambalajlanmasından, yükleme, istifleme ve sabitleme ile boşaltmadan kaynaklanan hasarlardan, bizzat malların özelliğinden kaynaklanan paslanma, kırılma, çürüme gibi hasarlardan taşıyıcı sorumlu tutulamaz. Bununla birlikte, CMR’yi mehaz alan 6102 sayılı TTK’nın 863.maddesinde de açıkça ifade edildiği üzere, taşıyıcı araca yüklenen eşyanın taşıma güvenliğinden sorumlu olmamakla birlikte, aracın işletilmesine zarar verecek ölçüde işletme güvenliğine aykırı yükleme yapılması ve hasarın da bu yüklemeden meydana gelmesi halinde, taşıtan ile birlikte, hasarın meydana gelmesindeki kusuru ölçüsünde zarardan sorumlu tutulmalıdır.
Somut olayda, hasarın fiili ve alt taşıyıcı olan davalı …’nun aracından ve onun sürücüsünün hatalı davranışından değil, ambalajlama, yükleme ve istiflemenin hatalı yapılmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. O halde, taşıma ilişkisinde, ambalajlama, yükleme, sabitleme ve taşıma edimlerini hep birlikte üstlenen ve zararın tamamından sorumlu olan Likua Lojistik Ltd.’den farklı olarak, üst taşıtan ile bir sözleşme ilişkisi bulunmayan ve bu nedenle CMR m.34 uyarınca, birlikte taşımayı üstlenen kişi olarak nitelendirilemeyecek olan davalı …’nun, sadece, yapılan yüklemenin, taşıma aracının güvenli şekilde işletilmesine (işletme güvenliğine) aykırı olup olmadığı ve bu kapsamda yüklemeye nezaret edimini yerine getirip getirmediği tespit edilerek, şayet yüklemenin işletme güvenliğine aykırı şekilde yapıldığının tespiti halinde, davalı … Ltd.’nin ancak kusuru oranında meydana gelen zarardan sorumlu tutulması yerine, diğer davalı ile birlikte ve hasarın tamamından sorumlu tutulmasına ilişkin yerel mahkeme kararının onanmasına dair Dairemiz Onama kararının kaldırılarak, anılan gerekçeyla bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan, karar düzeltme isteminin reddine dair Dairemiz çoğunluğunun görüşlerine katılmıyoruz.