YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4683
KARAR NO : 2020/2532
KARAR TARİHİ : 01.06.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/02/2017 tarih ve 2015/405 E- 2017/53 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 12/09/2019 tarih ve 2018/1356 E- 2019/844 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait 2014/06947 sayılı çoklu tasarım belgesinde yer alan (1), (2), (3), (4) numaralı tasarımlara müvekkilince yapılan itirazın, davalı TPMK YİDK.’nın 2015-T-430 sayılı kararı ile 2014/06947/1, 2, 3, 4 numaralı tasarımlar ile itiraza gerekçe gösterilen 2005/01975/1, 2012/07768/2, 2013/07286/1, 2013/07286/2, 2014/04561/1 ve 2014/04561/2 numaralı tasarımların genel izlenim itibariyle farklı görüldüğü gerekçesi ile reddedildiğini, oysa itiraza konu tasarımın davacıya ait tasarımdan doğan hakları ihlal ettiğinin tespiti için açılan Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2014/92 D.İş sayılı dosyasından alınan 26.11.2014 tarihli bilirkişi raporunda, seçenek özgürlüğü olduğu halde, öne çıkmayan küçük değişimler dışında genel dizayn, yapı ve işlev, kullanım olarak, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde, iltibasa neden olacak şekilde benzer ürünler olduğunun belirlendiğini ileri sürerek, davalı Türk Patent YİDK kararının iptalini ve 2014/06947/1, 2, 3, 4 numaralı tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurum vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin 1959 yılından beri ev ve mutfak eşyaları alanında faaliyet gösterdiğini, 2005 yılında dünya piyasalarının ve Avrupa’nın önde gelen mutfak ürünleri üreticisi İtalyan… ile güçlerini birleştirip …adını aldığını, markalarına ciddi yatırım yaptıklarını, bunun neticesinde müvekkilinin sektöründe tanınmış ve lider bir kuruluş olduğunu, müvekkiline ait tasarımların da yenilik ve ayırt edicilik vasfına sahip olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 2014/06947/1, 2, 3, 4 sıra numaralı tasarımlar ile itiraza gerekçe gösterilen 2005/01975/1, 2012/07768/2, 2013/07286/1, 2013/07286/2, 2014/04561/1 ve 2014/04561/2 sıra numaralı tasarımların, genel izlenim itibariyle farklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2014/06947/1, 2, 3, 4 sıra numaralı tasarımlar ile itiraza gerekçe gösterilen 2005/01975/1, 2012/07768/2, 2013/07286/1, 2013/07286/2, 2014/04561/1 ve 2014/04561/2 sıra numaralı tasarımların, genel izlenim itibariyle farklı olduğunun tespitinde ve yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizliğin olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.