YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4773
KARAR NO : 2020/2898
KARAR TARİHİ : 15.06.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17/09/2019 tarih ve 2019/140-2019/620 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 32,970 TL’nın altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra
dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili ile yaptığı 03.04.2014 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesine istinaden müvekkili şirkette satış temsilcisi olarak çalışmaya başladığını, bir süre çalıştıktan sonra 30.09.2014 tarihli dilekçe ile istifa ederek iş akdini feshedip işten ayrıldığını, fesihten hemen sonra 08.10.2014 tarihinde müvekkili şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren Mondi A.Ş’de çalışmaya başladığını, fesihten hemen sonra işe başlamasının taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan rekabet yasağına açıkça aykırılık teşkil ettiğini, iş sözleşmesinin 6.maddesinin özel şartlar (Q) maddesinde sözleşmenin sonlandırılmasından sonra 2 yıl boyunca aynı sektörde herhangi bir sıfatla iş verenin üretim tesislerinin bulunduğu il ve bağlı ilçe sınırları içinde Antalya, İstanbul, Konya, Adana, Bursa ve Mersin il sınırları içinde kendi adına iş verenle rekabet edebilecek bir iş yapmamayı, sektördeki diğer rakip firmalar ile ortak, yönetici, danışman yahut başka bir sıfatla ilgili olarak bulunmayacağını kabul ve taahhüt ettiğini, bu hükme aykırılık halinde de iş veren lehine 50.000,00 TL cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, davalının müvekkili şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren rakip bir firmada iş akdinin feshinden hemen sonra işe başlamasının rekabet yasağına aykırılık teşkil ettiğini, ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 25.000,00 TL’nın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, akabinde 17.03.2016 tarihli dilekçe ile taleplerinin 50.000 TL olduğunu bildirmiştir.
Davalı vekili, iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına ilişkin düzenlemelerin geçersiz olduğunu, rekabet yasağı sözleşmesinin işçinin hayatını kazanmasını engelleyecek dereceye varmaması ve ekonomik geleceğini haksız şekilde kısıtlamaması, Anayasa ile güvence altına alınmış çalışma hürriyetine aykırı olmaması gerektiğini, müvekkilinin toplam 5 ay 27 gün davacı firmada çalıştığını, bu kadar kısa sürede davacının müşteri çevresi, üretim sırları veya yaptığı işler hakkında bilgi edinmesinin mümkün olmadığını, savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere işçi bakımından öngörülen rekabet etmeme yasağı yer konusunda birçok ili kapsıyor olması sebebi ile aşırı nitelikte ise de; TBK’nın 445/2 maddesi uyarınca değerlendirme yapıldığında, davalının davacıya ait iş yerinden ayrıldıktan sonra davacının faaliyet gösterdiği alanda ve aynı il sınırları içerisinde yani Antalya ilinde Mondi firmasının bölge satış sorumlusu olarak işe girdiği bu haliyle sözleşme de belirtilen yerler arasında Antalya harici diğer illerle ilgili zaten rekabet yasağı ihlali olabilecek herhangi bir eylemin bulunmadığı, yerleşik yargıtay içtihatları dikkate alındığında tıpkı haksız rekabette olduğu gibi rekabet yasağına aykırılık halinde de zararın doğmasının şart olmayıp işçinin rakip bir firmada çalışarak önceki iş verene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunmasının yeterli olduğu, bu haliyle davalının işten ayrılıp aynı alanda ve aynı il sınırları içerisinde başka bir işletmede işe girmesinin rekabet yasağının ihlali niteliğinde olduğu anlaşılmakla, davalı işçinin çalışma süresi dikkate alınarak takdiren 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 255,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.