YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4830
KARAR NO : 2020/4201
KARAR TARİHİ : 19.10.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 14.12.2017 tarih ve 2014/714-2017/1055 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı ve davalı … Azerbaycan Qsc vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ticari faaliyetini Azerbeycan -Bakü ‘de şube açmak suretiyle yurt dışına taşıyan müvekkili şirketin, şubesinin bankacılık işlemlerini bir Türk Bankası iştiraki olan Yapı Kredi Azerbaycan QSC’ne 19.10.2006 tarihli banka hesabı sözleşmesi ile verdiğini, bu sözleşme kapsamında kullanılmak üzere müvekkili şirketin mührü ve yetkililerine ait imza örneklerinin davalıya ibraz edildiğini ancak müvekkili şirketi bankacılık işlemlerinde temsil edecek şube müdürünün imzasının çeşitli işlemlerde şube muhasebecisi tarafından taklit edildiğini, davalının imza tetkikinde gereken en basit özeni göstermemesi nedeniyle şirket hesaplarından, şirket muhasebecisinin verdiği sahte talimatlarla yakınlarının kişisel hesaplarına para geçirildiğini ve bu nedenle müvekkilinin 286.736,14 Azerbaycan Manatı karşılığı 647.553.00 TL zarara uğradığını, davalının güven kuruluşu olması nedeniyle hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğunu ayrıca, adam çalıştıran sıfatıyla da ağırlaştırılmış objektif özen yükümlülüğü bulunduğunu, davalıların aynı şirketler topluluğunun üyesi olup, aralarında hakim şirket bağlı şirket ilişkisi bulunduğunu, TTK’nın 209. maddesiyle, hakim şirketin topluluk itibarının kullanılmasından doğan güvenden sorumlu olduğunun düzenlendiğini, davalı … Azerbaycan QSC personelinin diğer davalı tarafından eğitildiği gibi üst yönetim kadrosunun da diğer davalı tarafından belirlendiğini, …nin kendi web sitesi ve faaliyet raporlarında diğer davalının iştiraki olduğunu açıkça belirttiğini, müvekkilinin hakim şirket olan davalı tarafından yaratılan güven sebebiyle bağlı şirket olan davalıyla çalıştığını ileri sürerek 647.553,00 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Azerbaycan QSC vekili, müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmadığını, zararın tamamen davacının personelini seçmek ve işlemlerini denetlemek konusundaki kusurundan kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, işbu davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı şirketin muhasebecisinin, 25.12.2007 – 12.02.2010 tarihleri arasında şirket yetkilisi …’in imzasını taklit ederek 74 ayrı havale işlemiyle şirkete ait 285.238,00 Manat parayı 3. kişilerin hesabına aktardığı ve akabinde bu paraları zimmetine geçirdiği, bu eylemleri sebebiyle yargılanıp hapis cezasına mahkum edildiği ve cezanın kesinleştiği, ceza mahkemesi kararıyla, muhasebecinin şirkete ait parayı sahtecilik yapmak suretiyle zimmetine geçirdiğinin sübuta erdiği, davalı … Azerbaycan QSC’nin güven kurumu olması hasebiyle havale emirleri ve benzer işlemlerdeki imza kontrollerini yapmakla yükümlü olduğu ancak bu yükümlerini yerine getirmediği bu nedenle zarardan sorumlu olduğu, davacı şirketin ise, istihdam ettiği elemanı seçmede, şube işlemlerini, personeli ve para trafiğini denetlemekteki ihmali sebebiyle zararın oluşunda müterafik kusurlu olduğu, bu nedenle zarardan kusuru nispetinde indirim yapılması gerektiği, ek raporda bu kusurun %40 oranında takdir edildiği ve benimsendiği, buna göre davalı … Azerbaycan’ın oluşan zararın 282.547,78 Manat karşılığı olan 385.982,85 TL’sinden sorumlu olduğu, diğer davalının sorumluluğu konusunda TTK’nın 209. maddesi hükmünün tartışılması gerektiği, anılan maddeye göre hakim şirketin sorumluluğuna gidilebilmesi için, hakim şirket bağlı şirket ilişkisi bulunmasının, şirketler topluluğunun itibarının toplum veya tüketici nezdinde güven veren bir seviyeye ulaşmasının ve topluluk itibarının, bağlı şirket, şirketler topluluğu ya da hakim şirket tarafından belirli bir işlem temelinde somut beklenti uyandıracak şekilde kullanılmasının gerektiği, bu şartların kümülatif olup, sorumluluğun doğması için bir arada bulunması gerektiği, somut olayda ilk 2 şartın gerçekleştiği ancak topluluk itibarının belirli bir işlem temelinde somut beklenti uyandıracak şekilde kullanıldığının ispat edilemediği zira, bağlı şirket personelinin hakim şirket tarafından eğitilmesinin, hakim şirketin bir takım broşürlerde ve faaliyet raporlarında bağlı şirketten söz etmesinin veya bağlı şirketin farklı düzeyden yöneticilerin hakim şirket tarafından atanmasının üçüncü kişilerde belirli bir işlem temelinde somut güven yaratacak işlemler olarak değerlendirilemeyeceği, bu somut beklentinin oluşabilmesi için davacıya, hakim şirket veya şirketler topluluğunca bağlı şirketin iş ve işlemleriyle ilgili sözlü veya yazılı bir güvence verilmesinin veya bu anlama gelebilecek bir takım desteklerin verilmesi, örneğin, kredi mektubu veya benzer bir mektup verilmesi yahut şirket topluluğunun kamuoyuna yönelik ilan ve reklamlarında bağlı şirketin iş ve işlemlerinde arkasında oldukları şeklinde bir beyan verilemesi gerektiği, dosyada bu yönde bir kanıt olmadığı gibi, hakim şirketin, davacıyı bağlı şirketle çalışmak hususunda özendirdiğine dair bir kanıt da bulunmadığı gerekçesiyle, davalı …Ş hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın ise kısmen kabulüyle, 385.982,85 TL’nin 19.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile diğer davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı ve davalı … Azerbaycan QSC vekilleri etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ve davalı … Azerbaycan Qsc vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı ve davalı … Azerbaycan Qsc vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 19.774,87 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı … Azerbaycan QSC’den alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.