Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4964 E. 2020/2655 K. 08.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4964
KARAR NO : 2020/2655
KARAR TARİHİ : 08.06.2020

MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.09.2019 tarih ve 2019/166-2019/335 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin davalılar vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 21.11.2014 tarih ve 2014/95489 sayılı ve 29, 30, 31, 32 ve 43. sınıf mal ve hizmetleri içeren “ÖZ URFALI HACI USTA” ibareli marka tescil başvurusunun, davalının “HU HACI USTA + Şekil” markasını mesnet göstererek yaptığı itiraz sonucu kısmen reddedildiğini, dava konusu markanın davacının 2005/33443 sayılı “UHU URFALI HACI USTA” ibareli tescilli markasının devamı niteliğinde olduğunu, davacının müktesep hakkının bulunulduğunu, davacı başvuru markasının redde mesnet marka ile iltibasa sebep olacak kadar benzer olmadığını ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2016/M-10436 sayılı kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini istemiştir
Davalı … vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, anlamsal, görsel ve seçsil olarak başvuru konusu “ÖZ URFALI HACI USTA” ibareli işaret ile davalının “HU HACI USTA” ibareli markaların bıraktığı genel izlenimin aynı olduğunu, farklılıkların yeterince ayrıt edicilik sağlamadığını, mal ve hizmet sınıflarının aynı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacı adına tescilli 2005/33443 sayılı “UHU URFALI HACI USTA” ibareli marka bulunduğu, başvuruya konu markanın ise “ÖZ URFALI HACI USTA” ibareli olduğu, her iki markanın da asli unsurunun “HACI USTA” ibaresi olduğu, markalar arasındaki tek farkın sonraki tarihli markada “UHU” ibaresi yerine “ÖZ” ibaresi yazması olduğu, önceki tarihli markanın bu haliyle başvuru markası bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı kurum kararının iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında, başvuruya konu markanın “ÖZ URFALI HACI USTA” ibareli olduğu, davacı yanın kazanılmış hak iddiasına mesnet tuttuğu markanın ise “UHU URFALI HACI USTA” ibareli olup, başvuru markasıyla önceki tarihli marka arasındaki tek farkın başvuru markasında “UHU” ibaresi yerine “ÖZ” ibaresinin kullanılması olduğu, davacı yanın sonraki tarihli markasında kazanılmış hak iddiasına dayanak yaptığı markanın asli unsurlarını muhafaza ettiği bu nedenle önceki tarihli markanın başvuru markası bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği belirtilerek, kararın bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak bozma ilamında da atıf yapılan Dairemizin 2007/7547 E. ve 2008/10251 K. sayılı 19.09.2008 tarihli “ECE LADY/ECE TOFF” kararında da ifade edildiği üzere, bir işletme tarafından uzunca süredir kullanılan markanın asli unsuru muhafaza edilerek ve markanın bu işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle, önceki markanın kapsadığı ürünlerin veya bir ürün çeşidinin tüketiciye yenilenmiş bir marka imajı ile sunulması ve bu yolla marka sahibi işletmenin piyasaya arz ettiği ürünlerinin de işletmesel köken olarak öncekilerle bağlantılı olduğu mesajını veren yeni markalar yaratmak amacıyla önceki markada yer alan asıl unsurun yanına başkaca asli ve/veya tali unsurlar ekleyerek oluşturduğu markaların seri marka olarak kabulü olanaklıdır. Bu durum kazanılmış haklar ilkesinin bir gereği olmakla birlikte, seri marka yaratılırken 3. kişilerin önceden tescilli markalarına yanaşarak yakınlaştırma veya benzeştirme yoluyla iltibas tehlikesine ve haksız yarar sağlamaya yol açmamak gerekir. Buna göre, kazanılmış haklar ilkesi gereğince yeni bir marka oluşturabilmek için salt önceki markanın asli unsurlarının muhafaza edilmesi yeterli olmayıp, önceki marka kapsamında bulunan mal veya hizmetlerin de muhafaza edilmesi gerekmektedir. Zira sonraki marka ancak önceki marka kapsamında bulunan mal ve hizmetler bakımından kazanılmış haklar ilkesinden yararlanabilecektir.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, kazanılmış hak iddiasına dayanak yapılan 2005/33443 sayılı “UHU Urfalı Hacı Usta” ibareli markanın 43. sınıfta yer alan mal ve hizmetler bakımından tescil edilmiş olduğu, buna karşılık başvuru markası kapsamında 43. sınıfta yer alan mal ve hizmetler yanında 29. ve 30. sınıfta yer alan malların da bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, önceki tarihli markanın sadece 43. sınıfta bulunan mal ve hizmetler bakımından kazanılmış hak teşkil edeceğinin kabulü ile hüküm tesisi gerekirken, mesnet marka kapsamında bulunan 29. ve 30. sınıf mallar bakımından da davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 08/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.