YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4979
KARAR NO : 2020/2513
KARAR TARİHİ : 01.06.2020
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/06/2006 tarih ve 2005/393-2006/370 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “GARANTİ LEASİNG+ŞEKİL” ibareli markanın adına tescili için davalı kuruma 2002/15539 sayı ile başvuruda bulunulduğunu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından başvurunun 556 sayılı KHK 7/1-b ve 7/1-f maddelerine dayalı olarak reddedildiğini, red kararına yaptıkları itirazın da YİDK’in 29/12/2004 tarih M-2345 sayılı kararı ile reddedildiğini, red kararına gerekçe gösterilen markaların müvekkilinin iştigal konusu olan finansal kiralama (leasing) hizmeti ile ilgili olmadığını, müvekkilinin tescili istediği markanın daha önce tescili yapılan markalarla benzemediğini ve halkı yanıltacak özellik taşımadığını, redde mesnet gösterilen markaların sahibinin de müvekkili şirketin hakim ortağı olan T. Garanti Bankası A.Ş. olduğunu, bankaca “Garanti” ibaresinin müvekkilince kullanımına muvafakat verildiğini ileri sürerek, YİDK’in 29/12/2004 tarih M-2345 sayılı kararının iptaline, başvuru konusu markanın tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; redde gerekçe gösterilen ve “GARANTİ” ibaresini içeren tüm markaların sahibinin T. Garanti Bankası A.Ş. olduğu, bankaca davacının başvurusundan önce 01/04/2002 tarihinde davacının markasını kullanmasına muvafakat ettiği, bu sebeple başvurunun 556 sayılı KHK 7/1-b maddesi gereğince reddinin isabetli olmadığı, ancak başvuruda yer alan “LEASİNG” ibaresinin Türkçe karşılığının “FİNANSAL KİRALAMA” olması sebebiyle başvurudaki 36/02 sınıfta belirtilen hizmetler dışında kalan 36. sınıfın diğer gurupları ile 35. ve 42. sınıflar için tescilinin verilen hizmetlerin niteliği açısından yanıltıcı olacağı, bu sebeple 556 sayılı KHK 7/1-f maddesi bakımından başvurunun kısmen reddi kararının isabetli olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK’in 29/12/2014 tarihli M-2345 sayılı kararının 7/1-b maddesi uyarınca başvuruyu reddeden kararının kısmen iptaline, 556 sayılı KHK 7/1-f maddesi uyarınca başvurunun kısmen reddine ilişkin kararının iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.