YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5070
KARAR NO : 2020/2682
KARAR TARİHİ : 08.06.2020
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17/09/2019 tarih ve 2019/336-2019/363 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2015/18059 sayılı ve “TST TAMER BORU-PROFİL” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 156063, 2002/19654, 2004/41807, 2013/56139 sayılı ve “tst” ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itiraz sonucunda, başvurunun Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazın ise TPMK YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa markaların 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadıklarını ileri sürerek, davalı TPMK YİDK’nın 14.07.2016 tarihli ve 2016-M-7082 sayılı kararının iptali ile TST TAMER BORU-PROFİL ibareli başvuru markasının müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurum vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre,davalının itiraza dayanak markalarının tek ve esaslı unsurunun “tst” harflerinden oluştuğu, dava konusu “TST TAMER BORU-PROFİL” başvuru markasının asli unsurlarından bir tanesinin de yine “tst” harflerinden oluştuğu, markanın diğer asli unsuru olan “TAMER” kelimesinin varlığı nedeniyle karıştırılma ihtimalinin ortadan kalkmayacağı, bu durum karşısında, işaretler arasında 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.