Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/5140 E. 2020/3130 K. 23.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5140
KARAR NO : 2020/3130
KARAR TARİHİ : 23.06.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/12/2017 tarih ve 2015/376 E- 2017/451 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 03/10/2019 tarih ve 2018/1457 E- 2019/953 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle
dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketler adına tescilli “PINAR” esas unsurlu markaların varlığına ve tüketici nezdindeki bilinirliğine rağmen, davalı şirket tarafından 18.09.2013 tarihinde 2013/78200 numarası ile “PNR” ibareli marka tescil başvurusunun yapıldığını, müvekkilinin tanınmış “Pınar” markasının haklı olarak sağladığı ünden haksız avantaj sağlayacak olması nedeniyle hangi sınıfta olursa olsun başvurunun tescilinin mümkün olmadığını, dava konusu “PNR” ibaresinin müvekkili şirket adına tescilli tanınmış “PINAR” markası ile iltibas yaratacak şekilde birebir aynı olduğunu, müvekkili şirketlere ait markaların kapsadığı aynı/aynı tür (29., 30., 32 ve 43. sınıf) mal ve hizmetler için tescilinin istendiğini, buna rağmen başvuruya itirazlarının davalı TPMK YİDK’nın 30.07.2015 tarih ve 2015-M-7264 sayılı YİDK kararı ile haksız şekilde reddedildiğini ileri sürerek, davalı … YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, taraf markaları arasında iltibas veya iltibas tehlikesi yaratacak derecede benzerlik olmadığını, davacının gerçek hak sahipliği olgusunun ispat edilemediğini, tanınmışlık koşullarının gerçekleşmediğini ve müvekkili Pınar Kuruyemiş’in kötüniyetli olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;dava konusu başvuru markası ile davacı …Ş.’nin markaları arasında 29, 30 ve 32. sınıfların tamamı yönünden, davacı … Entegre Et ve Un San. A.Ş.’nin markaları ile arasında 29/01, 30/02 ve 30/03 alt grupları bakımından, davacı … Su San. ve Tic. A.Ş.’nin markaları ile arasında 29, 30 ve 32. sınıfların tamamı yönünden 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin ve tescil engelinin bulunduğu, 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinde sayılan koşulların somut olayda gerçekleşmediği, davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı, davacı şirketlerin ticaret unvanlarının somut olayda 556 sayılı KHK’nin 8/5 maddesi anlamında tescil engeli ve hükümsüzlük nedeni teşkil etmediği, davacı şirketlerin “PNR” ibaresi üzerinde üstün ve öncelikli haklarının bulunmadığı, davalının dava konusu marka başvurusu bakımından önceki tarihli markalarından kaynaklı müktesep hakkının olmadığı gerekçesiyle davacı … AŞ yönünden davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK’nın 30/07/2015 tarih 2015-M-7264 sayılı kararının 29, 30 ,32 sınıflar yönünden kısmen iptaline, davalı adına tescilli 2013/78200 sayılı “PNR” ibareli markanın tescilli olduğu 29, 30, 32 sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davacı … Entegre Et ve Un Sanayi AŞ yönünden davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK’nın 30/07/2015 tarih 2015-M-7264 sayılı kararının 29/01, 30/02, 30/03 gruplar yönünden iptaline, davalı adına tescilli 2013/78200 sayılı “PNR” ibareli markanın tescilli olduğu 29/01, 30,/02, 30/03 gruplar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davacı … Su Sanayi A.Ş yönünden davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK’nın 30/07/2015 tarih 2015-M-7264 sayılı kararının 29, 30, 32 sınıfların tamamı yönünden iptaline, davalı adına tescilli 2013/78200 sayılı “PNR” ibareli markanın 29, 30, 32 sınıfların tamamı yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davacı … Ticar AŞ yönünden davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK’nın 30/07/2015 tarih 2015-M-7264 sayılı kararının 32/01 alt grup yönünden iptaline, davalı adına tescilli 2013/78200 sayılı “PNR” ibareli markanın tescilli olduğu 32/01 grup yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf istemlerinin esastan reddine, davacının itiraza dayanak markalarının asıl unsurunun “Pınar” ibaresinden oluştuğu, davalı şirketin marka tescil başvurusunun asıl unsurunun ise “PNR” ibaresinden oluştuğu, tarafların markalarının anılan asıl unsurlarının görsel, işitsel ve fonetik yönlerden, orta düzeyde tüketiciler bazında, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında, iltibas yaratacak derecede benzer olmadığı, sadece bir ibarenin sessiz harflerinden oluşmasının, o ibarenin diğer ibare ile benzer sayılması için yeterli olmadığı (Dairemizin 21.05.2013 tarih ve 2012/13203 E- 2013/10449 K. sayılı kararı) gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf istemlerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 123,20 TL harcın temyiz edenlere iadesine, 23/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.