YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5170
KARAR NO : 2020/3068
KARAR TARİHİ : 22.06.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01/10/2018 tarih ve 2013/657 E- 2018/722 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 19/09/2019 tarih ve 2019/100 E- 2019/1044 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının şirketin zararına işlemlerde bulunduğunu, bu sebeple …’nun davacı şirketteki hisselerini davalı …’ye resmi olarak devrettiğini, ancak hisse devrinin onayı kararında yapılan maddi hata sebebiyle devir kararının Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayımlanması taleplerinin reddedildiğini belirterek …’nun hisse devri nedeniyle ortaklıktan çıkarılması ve müdürlükten ayrılması kararının Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dosyaya celp edilen davacı şirket ticaret sicil dosyasından … ile …’nin davacı şirket ortakları, davacı şirketi temsilen dava açanların davacı şirketin temsile yetkili müdürleri oldukları, dava hisse devri nedeniyle ortaklıktan çıkma ve müdürlük yetkisinin sona erdirilmesi talebine ilişkin olduğundan böyle bir davanın ortaklıktan çıkmak ve müdürlük yetkisini sonlandırmak isteyen tarafından şirkete karşı açılması gerektiği, söz konusu davanın ise şirketi temsilen açılmış olup, davacı şirketin bu dava açısından aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde, mahkemece davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi doğru değilse de davacının talebi davaya konu hisse devir sözleşmesininin onaylanmasına ilişkin kararın ilanı ise de bu talep tescil talebini de içerdiğinden dolayı, husumetin ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesi gerekmesine, tescili istenen 11.01.2013 tarihli kararda gösterilen ilgili mevzuata ilişkin madde numaralarının tescil ve ilan işlemlerine engel oluşturmamasına göre, yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.