YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5221
KARAR NO : 2020/3064
KARAR TARİHİ : 22.06.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/03/2018 tarih ve 2016/489 E- 2018/61 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 27/09/2019 tarih ve 2018/1452 E- 2019/940 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava konusu “BİMECH” ibareli markanın yayınına, müvekkili adına tescilli ve “BİM” ibaresini de içeren markalara dayanarak itiraz edildiğini ancak itirazlarının reddedildiğini, bu karara karşı da yapılan itirazın dava konusu YİDK kararıyla reddedildiğini, oysa “BİM” markasının tanınmış olduğunu, tanınmış marka olarak tescil edildiğini, başvuru konusu marka ile benzer olduğunu, aralarında karıştırılma olasılığı bulunduğunu, 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesi yönünden de dava konusu başvurunun reddinin gerektiğini ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu “BİMECH” markası ile davacının sadece “BİM” ibaresinden oluşan markaları arasında B, İ ve M harflerinin ortaklığından kaynaklanan çok düşük düzeyli bir işitsel benzerlik bulunduğu, markaların bütün olarak farklı oldukları da göz önünde bulundurulduğunda, ortak harflerin markaları genel izlenim olarak benzer hale getirmediği ve dava konusu markanın bütün olarak davacı markalarından farklılaştığı, dava konusu mal ve hizmetlerin genel olarak yüksek dikkat düzeyindeki tüketiciye yönelik olduğu, söz konusu ibarenin karıştırılmayacağı, 556 sayılı KHK’nın 8(1)(b) maddesi anlamında karıştırılma olasılığı bulunmadığı, dosyaya sunulan delillerden 556 sayılı KHK’nın 8(4) maddesindeki risklerin ispatlanamadığı, dava konusu marka ile benzerlik görülmediğinden 556 sayılı KHK’nın 8(3) maddesi yönünden bir etkisi bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.