Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/5278 E. 2020/3169 K. 24.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5278
KARAR NO : 2020/3169
KARAR TARİHİ : 24.06.2020

MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/12/2016 tarih ve 2013/243 E- 2016/254 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 11/10/2019 tarih ve 2017/2389 E- 2019/2080 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin tanınmış “LIPTON” markalarının ve bu markaların kullanıldığı özgün ambalaj dizaynlarının sahibi olduğunu, davalının poşet çay ürünlerini “DOĞUŞ” markası altında satışa sunduğunu, ancak çayların satışa sunulduğu ambalajlardan “DOĞUŞ EARL GREY” ve “DOĞUŞ BLACK LABEL” ürün ambalajlarının müvekkiline ait ambalaj kompozisyonuna ayniyet derecesinde benzediğini ve müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, sonsuz seçenek mevcut iken davalının bu fiillerine devam ederek önemli kabul edilmeyecek küçük değişiklerle ve kötü niyetle kullanımını sürdürdüğünü ileri sürerek, davalı kullanımının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile durdurulmasını, tecavüz sonucu gerçekleşen haksız rekabetin ortadan kaldırılmasını, tecavüzlü ürünlere el konularak imhasını ile verilecek hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin kullandığı marka ve ambalaj tasarımlarının TPMK nezdinde tescilli olduğunu, davacı tarafın ürün ambalajları ile müvekkili ürün ambalajları arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar bilirkişilerce davacının tescilli Lipton esas unsurlu “Earl Grey Tea” ve “Yellow Label Tea + şekil” unsurlu ve benzer markalarına ve bu ambalaj şekil markaları altında ürettikleri ürün ambalajlarına, davalıların “Doğuş Earl Grey” ve “Doğuş Black Label” markaları ile tecavüzde ve haksız rekabette bulundukları yolunda görüş belirtilmiş ise de, davalının dava tarihinden önce TPMK nezdinde tescil başvurusunda bulunduğu her iki şekil markasına uygun olarak ürün ambalajlarını yaptığı, dava açıldığı sırada başvuru halinde olan ve yargılama sırasında tescil edilen markalar doğrultusundaki kullanım sebebiyle tecavüz ve haksız rekabet iddialarının ise yasal hakka dayalı kullanım sebebiyle oluşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nce; dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KHK’nın 6. maddesine göre marka korumasının tescil yolu ile elde edileceği ve başvuru tarihinden itibaren markanın sahibine koruma sağlayacağı kabul edilmekle davalı yönünden dava tarihinden önce yapılan marka başvurusunun davalının kullanımını meşru ve hukuka uygun hale getireceği, öncelik hakkına ilişkin Yargıtay kararlarının hükümsüzlük davalarına ilişkin olduğu, davalının tescil kapsamındaki kullanımının kötü niyetli olduğu iddiasının da dinlenemeyeceği gerekçesiyle HMK.’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.