Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/5302 E. 2020/3305 K. 29.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5302
KARAR NO : 2020/3305
KARAR TARİHİ : 29.06.2020

MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesin’ce bozmaya uyularak verilen 20.02.2014 tarih ve 2012/185-2014/40 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin asıl davada davalı TPMK vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, davalı şirket tarafından tescil başvurusunda bulunulan 2004/02529 tescil numaralı araç koltuğu tasarımına yaptıkları itirazın TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 23/06/2005 tarih 2005/T -347 sayılı kararı ile “tasarımlar genel izlenimleri itibariyle farklı görülmüş olup itiraz konusu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu” gerekçesi ile red edildiğini, itiraza mesnet davacı adına tescilli araç koltuk tasarımları ile davalının başvurusuna konu tasarımın farklı olmadığını, tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olmadığını ileri sürerek, TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 23/06/2005 tarihli 2005/T-347 sayılı itirazlarının reddine dair kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı TPMK vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı şirket vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece, davalıya ait 2004/02529 sayılı tescilde yer alan görsellerin davacının 2003/00430 ve 2003/01432 sayılı tescilleri ile karşılaştırıldığında yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı TPMK vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davalı TPMK vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalı TPMK’dan alınmasına, 29/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.