YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5376
KARAR NO : 2020/3853
KARAR TARİHİ : 06.10.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/01/2018 tarih ve 2015/704 E-2018/50 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 09.10.2019 tarih ve 2018/993 E- 2019/1355 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 20.06.2012 tarihli “Maaş Ödemeleri Protokolü” imzalandığını, 3. maddesinde kuruluş personel maaş ödemelerinin protokol süresi boyunca banka aracılığıyla yapılması karşılığında, müvekkiline 70.000 TL ödeneceğinin taahhüt edildiğini, müvekkilinin protokol süresi boyunca personel ödemelerini davalı bankaya yaptığını ve üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davaya konu maaş ödeme protokolünün en az … personel sayısı üzerinden yapıldığını, müvekkilinin protokol süresi boyunca sadece 5 ay gibi bir süre ile personel sayısı … kişinin altında kaldığını, ücretin ödenmesi hususunun ihtarnameyle bildirilmesine rağmen yerine getirilmediğini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ıslahla toplam 68.327,32 TL.nin 20.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle ve birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında maaş ödemeleri protokolü imzalandığını, protokol süresi boyunca minimum … personele maaş ödemesi yapılması durumunda promosyon ödemesi yapılacağının kararlaştırıldığını, davacının protokol kapsamında 1 yıl süre ile belirlenen personel sayısını sağlayamadığını ve alacağın doğmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemedeki sözleşmenin devamı süresince 25 aylık dönemde, 21 ay … personel sayısı üzerinde maaş ödemesi yapıldığı, ödenen maaş sayısı sadece 4 aylık dönemde … in altına düştüğü tespitine itibar edilerek sözleşmenin 3.4 maddesi uyarınca davalı banka tarafından 6.8327,32 TL (57.904,51 TL + KDV) ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne; 68.327,32 TL’den 60.000,00 TL sinin dava tarihi olan 19/06/2015 tarihinden itibaren, 8.327,32 TL sinin ise ıslah tarihi olan 14/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davalı vekilinin istinaf başvurusunun, 6102 Sayılı TTK.nın 19/2 Maddesinde; ”Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça diğeri içinde ticari iş sayılır…” hükmü, TTK. 8 Maddesindeki; “Ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceği…” hükmü, 6098 Sayılı TBK.77 Maddesindeki; ”Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur.” hükmü ile 06.03.2015 tarihli ihtarname ile davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmesinin istenildiği ancak sözleşme ile davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, sözleşmede akdi faiz verileceğine dair bir hüküm olmasa da kanuni faize hükmedilmesine yasal bir engel olmadığı, ilk derece mahkemesinin asıl alacakla beraber yasal faize hükmedilmesi yerinde olduğu gerekçeleriyle esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, taraflar arasında düzenlenen “Maaş Ödemeleri Protokolüne” dayalı olarak protokolde belirtilen promosyonun tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 20.06.2012 tarihli protokolün 3.1 maddesine göre, her ne kadar her ay … kişiye maaş ödemesinin bankadan yapılması koşuluyla promosyon verileceği kararlaştırılmış ise de; protokolün 3.1 maddesine göre bu promosyonun davacılardan Koza Destek Ltd. Şti.’ye ödenmesi kararlaştırılmıştır. Mahkemece, davalıdan tahsiline karar verilen meblağın iki davacı olmasına rağmen isim belirtilmeden “…davalıdan alınarak davacıya ödenmesine …” karar verilmiş fakat hangi davacı olduğu belirtilmediği gibi diğer davacı yönünden de ayrı bir hüküm oluşturulmamıştır. Bu durumda sözleşmede promosyon ödemesinin davacılardan Koza Destek Ltd. Şti.’ye yapılacağının kararlaştırıldığı gözetilerek diğer davacı Koza Güvenlik Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı değerlendirilip her iki davacı yönünden de bir karar verilmesi gerekmekle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Ayrıca, davalı banka tüm itirazlarında her ne kadar 21 ay boyunca en az … personele maaş adı altında ödeme yapılmış ise de davacıların sadece protokol şartlarına konulan … personel sayısını sağlamak için 25,00 TL., 55,19 TL., 59,05 TL., 65,00 TL. … gibi çok cüz’i miktarlarda ödemelerle bu sayıyı sağladıkları itirazında bulunmuştur. Bu itirazlarına dair de davalı tarafından dosyaya banka bildirim kayıtları sunulmuştur. Bilirkişi ek raporunda taraflar arasında yapılan protokolde personele ödenecek maaşın alt ve üst sınırının belirlenmediği, iş yerine ayın ortasında veya sonlarına doğru yeni işe giren bir personelin personel sayısına dahil edilmeyeceğine dair protokolde bir hüküm olmadığı gerekçesiyle davalının bu savunmasına itibar edilmemiştir. Ancak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Asgari Ücret Komisyonu’nca belirlenecek asgari ücretin altında işçilere ücret ödenmeyeceği düzenlendiğine göre davalı bankanın da sözleşme yaparken bu hususu göz önünde bulundurduğu ve bankaya maaş olarak yatırılacak paranın miktarını da değerlendirilerek sözleşme yaptığı gözetilmelidir. Bu durumda, öncelikle protokol süresince davacıların … personel için ne miktar maaş ödediği belirlenip asgari ücretin altındaki ödemeler nedeniyle davacılardan izahat alınmak eksik ödemelerin miktarı, nedeni belirlenip ve bundan sonra protokolün bu hükmünün 6098 sayılı TBK. 19. maddesi de gözetilerek yeniden yorumlanması, değerlendirilmesinden sonra karar verilmesi gerekirken davalının bu itirazı nedeniyle bir inceleme yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş; bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.