Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/5427 E. 2020/4319 K. 21.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5427
KARAR NO : 2020/4319
KARAR TARİHİ : 21.10.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18.06.2019 tarih ve 2013/609-2019/513 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar Biltur Turizm Inşaat Ticaret A.Ş., …, … vekili ve davalı … tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı anonim şirketin %8,75 hissedarı ve kurucu ortağı olduğunu, kurucu ortaklıktan gelen ve eşinden miras kalan hisselerini hiç bir şekilde devretmek arzu ve iradesi olmadığı halde dava dışı oğlu Murat Bilal’in davalı … ile birlikte evine gelerek 73 yaşındaki müvekkiline formalite bir işlem için “şu evrakları bir imzalayıver” demek suretiyle, evrak arasında hisse devir evrakı olduğunu bilmeden oğlu tarafından hat ve hileye düşürülerek imza attırılmak suretiyle 30 adet hissesinin gasp edildiğini, müvekkilinin davalılar gerçekten hisse satmadığını, manevi değere sahip hisselerin devri arzusu olmadığını, maddi olarak satma ihtiyacı da bulunmadığını, davalı …’in torunu, diğer davalıların da şirketin maaşlı çalışanları olduklarını, hisseleri satın alabilecek maddi güçleri bulunmadığını, şirket ana sözleşmesine göre hisse senetleri nama yazılı ise de, hisselerin pay senedine bağlanmamış ve hisse senedi olarak bastırılmamış olduğunu, devre ilişkin olarak BK’nın 162, 163. maddelerine uygun bir sözleşme yapılmadığını, şirket yönetim kurulunu 5 kişiye tamamlamak için yapılmış gibi gösterilen hisse devrinin aldatılma ve hile nedeniyle geçersiz olup, yok hükmünde olduğunu, işlemin terkini amacıyla Ankara 38. Noterliği’nin 09.02.2011 tarihli ihtarnamesi gönderilmiş ise de, cevap verilmediğini ileri sürerek hisse devirlerinin şirket pay defterinden tamamen terkin ve iptal edilerek eski hale getirilmesini, bu hisselerin gerçek sahibinin müvekkili olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacının 20.10.2010 tarihinde onar adet hissesini davalılara devrettiğini, devir senedini sadece imzalamakla kalmamış, isim ve soyadını da yazdığını, devir senedinin bir adet olmayıp, üç adet olmasının davacının yanlışlıkla ya da hile ile imzaladığı iddiasını boşa çıkardığını, şirketin 20.10.2010 tarihinde yapılan genel kuruluna katılan davacının, yönetim kurulu seçiminde davalıların yönetim kuruluna girmesi yönünde oy kullandığını, TTK. gereğince şirket ortağı olmayanların yönetim kuruluna seçilmeleri mümkün olmasına rağmen göreve başlayabilmeleri için pay sahibi olmaları gerektiği, davacının da kendi hisselerinden sembolik bir kısmı olan sadece 30 adedini devrederek yönetim kurulu üyelerini göreve başlattığını, ancak daha sonra büyük oğlu …’in baskı ve tehditleri ile karşılaşınca manevi baskı altında bu davayı açtığını, hisse devrinin yazılı şekilde yapılmasının yeterli olduğunu, davacının gönderdiği ihtarnameye Beyoğlu 15. Noterliği’nin 03.03.2011 tarih 3935 numaralı ihtarnamesi ile cevap verilmiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davaya konu hisselerin değeri ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/428 esas sayılı dosyasındaki emsal hisse satış bedelleri arasında bariz aşırı oransızlık bulunduğu, davaya konu hisselerin değerinin çok altında davalılara devredildiği, murisin davaya konu hisseleri devir ve satma iradesinin bulunmadığı, murisin iradesinin sözleşme tarihinde yaşı da dikkate alınarak davalılar tarafından sakatlanmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Muris … ile davalılar …, … ve … arasında düzenlenen 20/10/2010 tarihli 10’ar adet Biltur Tur. İnş. Tic. A.Ş. hisse satış senedinin iptali ile her bir davalı adına olan 10 payın şirket pay defterinden terkinine, muris adına pay defterine tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar Biltur Turizm İnş.Tic.A.Ş., …, … vekili ve davalı … temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket hisse devir işleminin iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalı şirketteki hisselerini hiçbir şekilde davalılara devretmek arzu ve iradesi olmadığı halde hata ve hile sonucu hisse devir evraklarını imzaladığını, davalılara gerçekten hisse satmadığını, hisse devrinin aldatılma ve hile nedeniyle geçersiz olup, irade fesadına uğradığını iddia etmiş; davalılar ise hisse devir tarihinde hisse sahibi olmadıklarını, ancak 20.10.2010 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı ile yönetim kuruluna seçildiklerini, mülga 6762 sayılı TTK.’nın 312/2. maddesi gereğince şirket ortağı olmayanların yönetim kuruluna seçilmeleri mümkün olmasına rağmen göreve başlayabilmeleri için pay sahibi olmaları gerektiği, davacının da kendi hisselerinden sembolik bir kısmı olan sadece 30 adedini nominal bedelle devrederek davalı olan yönetim kurulu üyelerini göreve başlattığını savunmuş, mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, Biltur…A.Ş. de 1.312,50 adet hisseye sahip olup, 20.10.2010 tarihinde her bir davalıya 10 adet olmak üzere toplam 30 adet hissesini devretmiş, aynı zamanda şirketin 20.10.2010 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına asaleten katılarak divan katibi olmuş ve yönetim kurulu üyelerinin seçimleri yapılmıştır. Genel kuruldan davalılar …, … ve … yönetim kurulu üyesi olarak seçilmiş, davacının da bu seçimde olumlu oy kullandığı tutanağa geçirilmiştir. Yönetim kurulu üyeliğine seçilen davalıların o tarihte şirket ortağı olmadığı genel kurul hazirun cetveli ile sabittir. Bu durumda davacının 20.10.2010 tarihli genel kurul toplantısına katılarak davalıların yönetim kurulu üyeliğine seçilmesi için olumlu oy kullandıktan sonra aynı gün sembolik miktardaki hisselerini şirkette pay sahibi olmayan davalılara devretmek suretiyle 6762 sayılı TTK. 312/2. maddesinde belirtilen hükmü yerine getirerek davalıların yönetim kurulunda göreve başlamalarını sağladığı anlaşılmaktadır. Davacı, dava dilekçesinde hile suretiyle iradenin fesada uğratıldığını iddia etmiş olup, gabin iddiası da bulunmamaktadır. Bu durumda iradenin fesada uğratıldığıda ispatlanamadığından mahkemece, davacının davaya konu hisseleri devir ve satma iradesinin bulunmadığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar Biltur Turizm İnş.Tic.A.Ş., …, … vekilinin ve davalı …’ün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 21.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.