Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/565 E. 2020/1625 K. 18.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/565
KARAR NO : 2020/1625
KARAR TARİHİ : 18.02.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25/09/2017 tarih ve 2014/772 E- 2017/821 K. sayılı kararın davacı vekili, davalılar şirket ve … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kısmen kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 12/11/2018 tarih ve 2017/1235 E- 2018/1216 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar şirket ve … vekili tarafından istenmiş ise de 27/12/2019 tarihinde davalılar vekili tarafından verilen duruşmadan vazgeçme dilekçesi de dikkate alınarak, dosyanın incelemesinin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin birikimini istediği zaman geri alabileceği ve yüksek oranda kâr getirecek bir yatırıma dönüştürmek için davalılara belge karşılığı 143.157,00 DM yatırdığını, müvekkilinin ihtiyacı nedeniyle ödediği parasının talep etmesine rağmen paranın ödenmediğini, davalıların başlangıçta istendiği an paranın iade edileceği vaadinde bulunduklarını, davalıların dolandırmak kastıyla hareket ettiğini, bu durumun SPK raporlarında açıkça anlatıldığını, yatırdığı para karşılığında müvekkiline ve diğer mağdurlara sadece ortaklık durum belgesi veya tahsilat makbuzu verildiğini, taraflar arasındaki ilişkinin esasında ortaklık değil kredi anlaşması niteliğinde olduğunu, davalıların taraflar arasındaki sözleşmeye uygun hareket etmediğini, hukuka aykırı olarak hisse senetlerini izinsiz halka arz ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.500,00 TL’nin ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davalılar ile geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş; 09/06/2010 tarihli harçlandırılmış ıslah dilekçesi ile dava değerini 142.964,00 TL’ye yükselterek ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, 59.583,81 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 16 ve değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket, … vekili ve davacı vekili istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davalılar … ve şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 25/09/2017 tarih 2014/772 Esas 2017/821 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacı tarafın davalı şirketin ortağı olunmadığının tespitine, 112.170,30 TL alacağın aşağıda belirtilen faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket ve … vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, 07.12.2019 tarih, 30971 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 41. maddesinde 25/3/1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması Ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler İle 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici maddenin eklendiği belirtilmiş olup, işbu geçici 4. maddede ”31/12/2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır. Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez. Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun’un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
Bu durum karşısında, mahkemece taraf iddia ve savunmalarının Sermaye Piyasası Kanunu’nun 16. maddesi ve anılan yasal düzenleme kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek üzere kararın re’sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalılar Bera Holding A.Ş, … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar Bera Holding A.Ş, … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.