YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/725
KARAR NO : 2020/3083
KARAR TARİHİ : 23.06.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Elmalı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/05/2016 gün ve 2014/331 – 2016/326 sayılı kararı bozan Daire’nin 22/05/2018 gün ve 2016/11771 – 2018/3811 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait 3541 kasa birinci kalite, 853 kasa ikinci kalite ve 155 kasa bodur elmayı müvekkilinin velisi sıfatıyla babası …’in davalıya ait … Soğuk Hava deposuna teslim fişi ile teslim ettiğini, 1417 kasa birinci kalite ve 311 kasa ikinci kalite elmanın velisi tarafından geri alındığını, geriye kalan elmanın da taraflarına iadesi için yaptıkları sözlü başvuruların davalı tarafından geri çevrildiğini, teslim edilmeyen elma bedeli 43.736,00 TL tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, yaygın olan ticari örf ve adete göre soğuk hava deposuna ürün tesliminde ve ürünün çıkışında imzalı belge verilmesinin şart olmadığını, ürünlerin davacının velisi tarafından Necmettin Kanat’a satıldığını ve bu doğrultuda da müvekkiline verilen talimat uyarınca ürünlerin teslim edildiğini, bu nedenle müvekkili yedinde bir ürünün bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası yazısına göre genel olarak tüccar ile ürün sahibinin sözlü olarak anlaştıkları, çoğu zaman soğuk hava depocularına sözlü talimatın verildiği, yani örf ve adet gereği her zaman yazılı belge ile işlemlerin yapılmadığı, Ticaret Odası yazısı ile tanık beyanlarının birbiriyle örtüştüğü, bu durumda davacı tarafı iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 23/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.