YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/760
KARAR NO : 2020/3754
KARAR TARİHİ : 01.10.2020
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06.11.2018 tarih ve 2018/1069-2018/2027 sayılı kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 29.09.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari işletme sözleşmesi uyarınca davalının sözleşme devam ettiği sürece cirosunun aylık %6’sını işletme bedeli olarak davacıya ödemesinin kararlaştırıldığını, ayrıca 01.01.1994 tarihinden itibaren işletme bedeline esas alınacak cironun sözleşmede belirtildiği şekilde hesaplanacak asgari cironun altında olamayacağının kabul edildiğini, kiraların her ayın 5. günü fatura karşılığında müvekkiline ödenmesinin kararlaştırıldığını, gününde ödeme yapılmaması durumunda ilk ay için %20, takip eden aylar için %10 gecikme cezasının ödeneceğinin hükme bağlandığını, davalının başvurusu üzerine Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19.07.2001 tarihli kararı ile sözleşmede %6 olarak belirlenmiş olan ciro payının tedbiren %3’e düşürüldüğünü, davalının tedbir kararının verildiği 19.07.2001 tarihinden itibaren tedbir kararı kaldırılıncaya kadar yapılan cironun %6’sı yerine %3’ünü ödediğini, tedbir kararı kaldırılmış olduğundan 2008 yılı için eksik ödenen %3 ciro işletme bedelinin tahsili için takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Temmuz ayı dahil ödenmemiş 2001 yılı birikmiş kira parasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına ilişkin tedbir kararının kaldırıldığını, gerçekleşen ciro tutarı üzerinden %3 kira bedeli ödenmesine ilişkin tedbir kararının kaldırılmadığını, bu tedbirin devam ettiğini, müvekkili şirket hakkında 27.04.2007 tarihinde iflas kararı verildiğini, BK’nın 370. maddesi uyarınca iflasın açıldığı anda kira sözleşmesinin kendiliğinden sona erdiğini, bu tarihten itibaren iflas masası ile devam eden kira ilişkisinin gerçekleşen ciro üzerinden %3 kira ödenmesi şeklinde zımni bir anlaşmaya dönüştüğünü, davalıdan talepte bulunulmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre davanın ve davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
01.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.