YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/774
KARAR NO : 2020/3317
KARAR TARİHİ : 30.06.2020
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/07/2013 gün ve 2012/204 – 2013/120 sayılı kararı onayan Daire’nin 22/10/2018 gün ve 2018/3683 – 2018/6543 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Filiz” esas unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, bu markaları 1982 yılından itibaren aralıksız kullandığını, davalının “Filiz” markasını haksız ve kötü niyetli olarak kullandığını, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu, tüketici nezdinde iltibasa neden olunduğunu, davalının “Filiz” markasını 07. sınıfta kullandığını ve tescil başvurusunda bulunduğunu, harç yatırılmadığından tescil edilmediğini, davalı eylemlerinin haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının markalara vaki tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti, men-i, durdurulması ve önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, 07. sınıfta marka tescil başvurusu yaptıklarını, başvuru harcını yatırmadıkları için başvurusunu sonra yenilediğini, davacı tarafın markasının 07. sınıfta bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı markalarının “Filiz +Şekil” ve “Filiz CNC +şekil” ibareli olduğu, davalı kullanımınınsa “Filiz” ibaresi olduğu, markalar fonetik olarak birbirlerinin aynı olmakla birlikte mal ve hizmetlerin farklı olduğu, davacı tarafın davalının davacının diğer tescilli sınıflarında da kullanımı olduğuna dair delil sunamadığı, davacının 07. sınıfta bir tescilinin bulunmadığı, davacı markası tanınmış olmadığından tescili dışındaki mal ve hizmetler bakımından korunamayacağı, 07. sınıf mallar üzerinde kullanma ile ayırt edicilik kazandırdığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 30/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.