YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/912
KARAR NO : 2020/3962
KARAR TARİHİ : 08.10.2020
MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17.01.2018 tarih ve 2016/547 E.- 2018/20 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 06.12.2018 tarih ve 2018/481 E.- 2018/1478 K. sayılı kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 06.10.2020 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin dava dışı Bel-Pet Petrol Ürünleri Ltd. Şti.’nin ortakları olduğunu, mahkemece şirket ortağı olmayan şirket müdürü …’ün müdürlük yetkilerinin kaldırıldığını, müdürün 06.01.2016 tarihinde, dava konusu … ada, … parsel sayılı taşınmazı 950.000,00 TL’ye gerçek değerinin çok altında bir bedelle davalı şirkete sattığını, azledilen müdürün satış tarihi itibariyle bu yönde bir yetkisinin bulunmadığını, işlemin eşit işlem yapma yükümlülüğüne aykırı olduğunu, şirket müdürünün istasyon sahasının yanındaki taşınmazı davalıya değerinin altında satmasının şirketin korunması gereken mal varlığını zarara uğratacağını ileri sürerek, müvekkillerinin ortağı olduğu Bel-Pet Ltd. Şti.’ye ait olup, davalı şirkete devredilen dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile şirket adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, her iki şirketin bu alım satım ilişkisini gerçekleştirirken yetkililerin taşınmaz alım ve satımına yetkileri olduğundan satışın gerçekleştiğini, müvekkilinin bedelini ödeyerek taşınmazı aldığını, iyiniyetinin korunması gerektiğini, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan …, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tapudaki işlem tarihi itibariyle …’ün yetkili temsilci olduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde petrol istasyonu bulunmadığı, … parsel üzerindeki binanın dava dışı … parsel numaralı parseldeki 2 katlı bina ile bitişik durumda olduğu, … parsele komşu 20 parsel sayılı taşınmazın akaryakıt istasyonu olduğu, dava konusu taşınmazın Bel-Pet Ltd. Şti.’nin ana iştigal konusunun ifa edildiği taşınmaz niteliğinde bulunmadığı, şirketin tek taşınmazının dava konusu taşınmaz olmadığı, taşınmazın 07.01.2016 satış tarihindeki değerinin 880.000,00 TL olduğunun belirlendiği, tapudaki satış bedelinin ise, 950.000,00 TL olduğu, taşınmazın gerçek değerinin altında satılmadığı, mahkemenin 2016/147 Esas sayılı dosyasında verilen kararın henüz kesinleşmediği, tapudaki işlemin muvazalı olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihinde mahkemece şirkete atanan yönetim kayyımının görevde olduğu, davacıların şirkete ait çekişmeli taşınmazla ilgili tasarruf bakımından dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı gözetilmeksizin karar verilmesi doğru olmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, HMK’nın 33, 355 ve 353/1.b.2. maddeleri uyarınca davanın farklı bu gerekçe ile, davacıların aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacıların ortağı oldukları dava dışı limited şirkete ait taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile şirket adına tescili istemine ilişkin olup, istinaf mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçe ile, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak, somut olayda taşınmazın önceki maliki şirketin ortakları olan davacıların dava konusu gayrimenkulün şirket müdürü tarafından muvazaalı olarak davalıya devredildiği, yapılan devir işleminin batıl olduğu iddiası ile işbu davayı açtıklarının anlaşılması karşısında, iddianın ileri sürülüş şekli itibariyle davacıların dava açmakta hukuki menfaatleri olduğu gibi, aktif husumet ehliyetlerinin de bulunduğu göz önünde bulundurularak işin esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 08.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.