Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1010 E. 2020/5399 K. 25.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1010
KARAR NO : 2020/5399
KARAR TARİHİ : 25.11.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07.05.2018 tarih ve 2017/170 E. – 2018/160 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 12.12.2019 tarih ve 2018/1779 E. – 2019/1295 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “Mr.Keskin” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin “KESKİN’S FARM” ibareli markasına dayalı olarak müvekkili başvurusuna itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığınca itirazın kabulü ile müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, bu karara yaptıkları itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gibi önceki kararlarla da çeliştiğini, dava konusu başvuru ile davalı şirketin redde mesnet markası arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, aynı sınıfta “keskin” ibareli onlarca markanın tescilli olduğunu, davalı şirketin söz konusu markalara itiraz etmediğini ileri sürerek, YİDK’in 2017-m-1341 sayılı kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili adına tescilli “KESKİN’S FARM” VE “KESKİNOĞLU” ibareli seri markaların bulunduğunu, bu markalardaki baskın unsurun “keskin” kelimesi olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkili markasına ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, “Mr.keskin” ibareli başvuruyla redde mesnet “KESKİN’S FARM+şekil” ibareli marka arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markalarında “Keskin” ibaresinin ön plana çıktığı, emtia bakımından da aynı ya da benzer oldukları, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı şirket markası arasında işletmesel bağ olduğu, her iki markanın aynı işletmenin markası veya idari-ekonomik anlamda bağlantılı bir işletmenin markası olarak algılanabileceği, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi koşullarının oluştuğu ve iptali istenen YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinin yerinde olduğu ancak feri müdahil şirket yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen reddine, kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.11.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.