YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1042
KARAR NO : 2020/4937
KARAR TARİHİ : 11.11.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.02.2019 tarih ve 2017/629 E. – 2019/203 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nce verilen 16.12.2019 tarih ve 2019/997 E. – 2019/1373 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin %40 hissesine sahip olduklarını, davalı şirketin 08.06.2017 tarihli genel kurulunda “2015 ve 2016 Yılı Kararının Dağıtılmaması” yönünde alınan kararın iptali gerektiğini, davalı şirketin elde ettiği karın şirket ortaklarını hiçbir suretle dağıtılmadığını, her hesap dönemi sonunda Olağanüstü Yedekler kalemine aktarıldığını, ortakların kardan sürekli yoksun bırakıldığını ileri sürerek anılan genel kurul kararının butlana tabi olduğunun tespitine aksi halde iptaline, şirkete kayyım atanmasına ve özel denetçi atanmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi, tüm dosya kapsamına göre, davacıların iptali istenen kararda muhalefet şerhlerinin bulunmadığı, dolayısıyla iptal şartlarının oluşmadığı, butlan koşullarının da bulunmadığı gerekçesi ile genel kurul kararının butlan olduğunun tespiti isteminin ve iptal isteminin reddine, kayyım atanması isteminin reddine, özel denetçi atanmasına karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar vekilince yalnızca genel kurul kararının butlanına ya da iptaline ilişkin istem bakımından istinaf isteminde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesinin bu isteme ilişkin gerekçesinin yerinde olduğu gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.11.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.