YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1048
KARAR NO : 2021/3983
KARAR TARİHİ : 22.04.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.12.2016 gün ve 2015/122 – 2016/736 sayılı kararı onayan Daire’nin 07.02.2019 gün ve 2017/3223 – 2019/948 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın… Şubesi ile davalı …Ş. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri gereğince, yurtdışı kaynaklı döviz kredisi ve Harici Garanti Mektubu Kredisi kullandırıldığını, diğer borçluların bu sözleşmelere müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imza attıklarını, yine davalı … ile tüm aktif ve pasifleri ile birleşen Ustaş A.Ş. firmasına da Genel Kredi Sözleşmesi gereğince kredi kullandırıldığını, bu sözleşmeye … ve Dentaş Deniz Taşımacılığı A.Ş.’nin müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imza attıklarını, davalıların kredi borçlarını zamanında ifa etmemeleri üzerine kredi hesabının 05.04.2000 tarihinde kat edildiğini, davalılara gönderilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini, 08.11.2006 tarihi itibariyle alacağın toplam 12.665.300,97 USD’ye ulaştığını ileri sürerek, Türk Lirası karşılığı olan 18.179.773,00 TL’nin dava tarihinden itibaren %27 temerrüt faizi işletilerek davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davalı şirketlerce 5 ayrı kredi sözleşmesi imzalandığını, 05.05.1997 tarihli 260.000 USD ve 24.07.1997 tarihli 598.000USD bedelli Kredi Sözleşmeleri gereğince kullandırılan kredi borçlarının ödenmiş olduğunu, 24.05.1999 tarihli 507.000 USD bedelli kredi sözleşmesi gereğince 350.000 USD kredi kullanıldığını, 05.04.1999 tarihli 845.000 USD bedelli kredi sözleşmesi gereğince toplam 650.000 USD kredi kullanıldığını, bu kredilerin teminat senedi ve ipotek ile teminat altına alındıklarını, 06.08.1998 tarihli 3.250.000 USD bedelli kredi sözleşmesinin gayrinakdi kredi olarak onaylandığını, bu sözleşmeninde teminatları bulunduğunu, her bir kredi sözleşmesinin birbirinden bağımsız borç içeren hukuki belgeler olduğunu, taraflar arasında yapılan protokoller ve bu protokoller gereğince yapılmış bulunan ödemelerin borçtan mahsubunun ne şekilde yapıldığının anlaşılamadığını, davalılardan Ustaş A.Ş.’nin tüm aktif ve pasifleri ile birlikte Dentaş A.Ş. bünyesinde birleşerek tüzel kişiliğinin son bulduğunu, davacının bu durumu bilmesine rağmen bu şirket hakkında da dava açtığını, Ustaş A.Ş. hakkındaki davanın bu nedenle reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı kefil …’in dava tarihinden önce vefat ettiği ettiği gerekçesiyle hakkındaki davanın reddine; kefiller İ….ve …’in kredinin kullanılış yöntemi, imzalanan parçalı sözleşmelere göre dava konusu kredi borcundan sorumlu olmadıkları gerekçesiyle haklarındaki davanın reddine; kefiller Dentaş A.Ş ve …’ın borcun tamamından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 08.11.2006 tarihi itibariyle hesaplanan 10.706.552,66 USD karşılığı 15.442.060,90 TL’nin anılan davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, ayrıca ıslah dilekçesi gözetilerek, ana para alacağı 3.995.629,66 USD’ye dava tarihinden itibaren işletilecek yıllık % 27 temerrüt faizi tutarının da davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı … Uluslararası Servis ve Ticaret A.Ş.’nin tüm aktif ve pasifleriyle diğer davalı …Ş. ile birleştiği anlaşılmakla hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, davacıdan harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 22.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.