YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1079
KARAR NO : 2020/2956
KARAR TARİHİ : 17.06.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesince verilen 27/09/2018 tarih ve 2017/1204-2018/958 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, Dairemizce 17/12/2019 tarihli 2018/5661 esas-2019/8242 sayılı karar ile bozulmuş, bu kez Dairemiz kararına karşı maddi hatanın düzeltilmesi istemi davacı vekili tarafından istenmiş ve maddi hata düzeltimi dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve parasını istediği zaman geri alabileceği taahhüdünde bulunmaları üzerine müvekkilinin belge karşılığında davalılara para verdiğini, kısa bir süre sonra müvekkillerinin parasını istediğini, ancak bu güne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, müvekkillerinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, kanuna uygun bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını ileri sürerek, şimdilik 20.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini 41.570,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının zamanaşımı def’inin TMK’nın 2. maddesine aykırı olduğundan reddine, alacak davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizce yasa gereği bozularak kaldırılmış; davalı vekilinin temyiz itirazlarının ise şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bu kez davacı vekili tarafından Dairemiz bozma ilamına yönelik olarak maddi hatanın düzeltilmesi talebinde bulunulmuştur.
1-Dava, bir miktar alacağın tahsili istemine ilişkin olup, Bölge Adliye Mahkemesi’nin karar verdiği tarih itibariyle temyiz kesinlik sınırı 47.530,00 TL’dir.
Somut olayda, davacı, tesbit talebinde bulunmayıp ıslah ile birlikte 41.570,00 TL’nin tahsilini talep etmiş; mahkemenin davanın kısmen kabulü ile 35.802,92 TL’nin tahsili ve fazlaya ilişkin talebin reddine dair kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmasıyla Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiş ve bu karara karşı davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmasıyla Dairemizce temyiz kesinlik sınırında maddi hata yapılarak, mahkemece verilen karar bozulmuştur. Dairemizce, temyiz kesinlik sınırı konusunda maddi hata yapılmış bulunduğundan, davacı vekilinin maddi hatanın düzeltilmesi talebinin kabulü ile Dairemizin 17.12.2019 tarihli ve 2018/5661 E. , 2019/8242 K. sayılı ilamının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2- Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan 27.09.2018 tarihi itibariyle Bölge Adliye Mahkemesi temyiz kesinlik sınırı 47.530,00 TL olup, bu meblağın altında kalan hükümler, 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a bendi uyarınca kesin niteliktedir. Davalı tarafın temyiz itirazına konu ettiği tutarın 35.802,92 TL olduğu gözetildiğinde, davalı vekilinin temyiz isteminin temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin maddi hatanın düzeltilmesi isteminin kabulü ile Dairemizin 17.12.2019 tarihli ve 2018/5661 E., 2019/8242 K. sayılı ilamının kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, 17/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.